'Yanan ormanlık alanlar imara açılıyor'
İZMİR - Yanan ormanlık alanların AKP iktidarı tarafından ticaret ve konut imarına açıldığını belirten DEM Partili İbrahim Akın, ağaçlandırma ve onarım gibi söylemlerin samimiyetsiz olduğunu, hiçbir şekilde hayata geçirilmediğini söyledi.
Özellikle turizm bölgelerinde her yıl binlerce hektarlık alan, yetersiz tedbir ve yangın söndürmede teknik yetersizlik gibi gerekçelerle yok oluyor. Son yıllarda ciddi boyutlara varan orman kayıpları ise, hızından bir şey kaybetmeden sürerken, bu yıl Muğla, İzmir, Aydın, Antalya ve Balıkesir'de günlerce süren yangınlarda hektarlarca alan zarar gördü, birçok mahalle tahliye edildi. Aniden başlayan ve geniş alanlara yayılan yangınlara müdahaledeki yetersizlik nedeniyle binlerce canlı ve yaşam alanları yok oldu.
Türkiye Ormancılar Derneği, 1937 yılından bu yana geçen 89 yılda, yıllık çıkan orman yangını ortalamasının 1.455 olduğunu açıkladı. Son 10 yılda ise bu oran neredeyse 2 kat artarak 2.541'e yükseldi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir Milletvekili İbrahim Akın'ın verdiği bilgilere göre, DEM Parti tarafından yangın öncesi tedbirler, yangına müdahale esnasındaki teknik donanım durumu ve yangın sonrasındaki uygulamalara ilişkin farklı bakanların yanıtlaması istemiyle Meclis'e 20'nin üzerinde soru önergesi verildi. Bu önergelerden 5'i hiç cevaplanmadı, 7'si ise süresi geçtikten sonra yanıtlandı.
'ARAÇ TEÇHİZAT EKSİK'
Her yaz artarak devam eden yangınlara yönelik önleyici tedbirlerin alınmasını istediklerini belirten Akın, defalarca gerekli araç-gereç ve teçhizatın tamamlanması uyarılarına kulak tıkandığını söyledi. "Örneğin geçtiğimiz günlerde Mardin’de meydana gelen yangına TOMA’larla müdahale edilmişti. Yangın söndürme araç gereci tam olsa TOMA’ya ihtiyaç kalır mıydı?" diyen Akın, bunun yangın söndürme araç-gereç ve teçhizatının eksik olduğunun göstergesi olduğuna dikkat çekti.
'BİR TÜR SOYKIRIM'
Yangınların yaşanmasında iklim krizinin etkilerinin altını çizilmesi gerektiğini ifade eden Akın, şunları belirtti: "Sıcaklıkların sürekli arması, yağışların azalması, buna bağlı olarak kentsel faaliyetlerin ve turizmin giderek yaygınlaşması, doğal bitki örtüsünü yok ediyor. En çok orman yangınlarıyla adeta kitlesel bir bitki katliamı yaşanıyor. Bu da aslında bir tür soykırımdır. Orman soykırımı. Bitki örtüsü soykırımı. Öte yandan sermayenin bitmek bilmeyen kâr hırsı devam ediyor. Devlet ise her zaman tercihini şirketlerden ve sermayeden yana yapıyor."
İlgili ve yetkili kurumların "'yangınlar nedeniyle yok olan orman örtüsünün yerine ağaç dikiyoruz" söyleminin sembolik olduğunu kaydeden Akın, bunun samimi olmadığını belirtti. İktidarın politikalarının yangınlar nedeniyle orman örtüsünün yok olması konusunda da oluşan krizir sermaye için fırsata çevrildiğini ifade eden Akın, "Ormanın yok olduğu yerler, aşama aşama, yavaş yavaş, parça parça rant ve inşaat alanına dönüşüyor. Yani iktidarın bu konudaki tutumu bir ihmal değil, bilinçli bir tercihtir" diye kaydetti.
'TİCARET VE KONUT ALANLARI YAPILIYOR'
Akın, yanan bölgelerin imara açılmasına ilişkin şunlara dikkat çekti: "İrili ufaklı çok alan var ama bunun en büyük ve en son örneğini Yamanlar Dağı çevresindeki yangınlarda yaşadık. Ağustos 2024'te Yamanlar Dağı'nda binlerce hektarlık ormanlık alan yangın nedeniyle zarar görmüştü. Bu yangının ardından bölgedeki yaklaşık 375 hektarlık bir bölüm, yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararıyla orman sınırları dışına çıkarıldı (2B benzeri veya vasıf değişikliği uygulamasıyla). Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na devredilerek imara açıldı. Yanan ormanlık bölge, ticaret ve konut alanı olarak yapılaşmaya açıldı ve 6,2 milyar TL'ye ihale edildi. Daha somut olarak Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı, Bayraklı Şehir Hastanesi üzerinde bulunan iki parseli ticaret ve konut alanı olarak satışa çıkardı."
YASALAR SERMAYENİN EMRİNDE
AKP iktidarının ekonomik modeli tercihinin çeyrek asırdır ülkeyi inşaat şirketlerine talan ettirmek olduğunu dile getiren Akın, "İktidar sermayeden yanadır ve tercihini de uzun süredir inşaat ve maden şirketlerini ihya etmek için kullanmaktadır. Bunun en güncel örneğini son aylarda Ordu’daki Perşembe Yaylası’nda yaşıyoruz. Daha bir iki gün önce oradaki yayla halkının üzerine adeta orduyu sevk ettiler. Bu konuya bir başka örnek de Cumhurbaşkanı kararıyla orman alanı dışına çıkarılan yerlerle ilgili. Cumhurbaşkanına bu yetki 2018’de çıkarılan bir yasa ile verildi. Aynı yasaya göre, orman alanı dışına çıkarılan yerlerin 2 katı kadar alanın Orman Genel Müdürlüğü'ne devredilmesi ve bu alanın ağaçlandırılması gerekiyor. Ben birçok defa ilgili bakanlığa şunu sordum; bu yasanın çıktığı tarihten bugüne kadar toplam ne kadar alan Cumhurbaşkanı kararıyla orman alanı dışına çıkarıldı? Buna karşılık bu alanın en az 2 katı kadar alan ağaçlandırıldı mı? Ağaçlandırıldıysa bunun il il dökümü nedir? Bu sorularımıza da bakanlar yanıt vermiyor" ifadelerinde bulundu.
'55 MİLYON METREKARE ALAN ORMAN DIŞI İLAN EDİLDİ'
2018'den bugüne kadar toplam kaç hektar alanın Ek 16 kapsamında orman sınırı dışına çıkarıldığının sorulmasına rağmen açıklanmadığını vurgulayan Akın, 2018’den bugüne kadar Cumhurbaşkanı kararıyla orman alanı dışına çıkarılmış alanın büyüklüğünün yaklaşık 55 milyon metrekare olduğunu belirtti.
"Orman Genel Müdürlüğü'nün en az 110 milyon metrekare alanı ağaçlandırmış olması gerekiyordu. Bu ağaçlar nerede?" diyen Akın, tüm girişimlerinin yanıtsız bırakıldığını ifade etti.
MA / İbrahim Açıkyer