'Basmane Çukuru' açıklaması: İzmir'in geleceği ipotek altına alınıyor

Paylaş:
İZMİR - “Basmane Çukuru”na ilişkin açıklama yapan İzmir Barosu, "Kamu yararı gözetilmeksizin yapılan her tasarruf, yalnızca bugünü değil, İzmir’in geleceğini de ipotek altına almaktadır" dedi. 
 
İzmir Barosu, Konak'ta "Basmane Çukuru" olarak anılan alana ilişkin "Kentin geleceği, halkın hakkıdır. Talana karşı omuz omuza" şiarıyla İzmir Barosu Av. Nevzat Erdemir Konferans Salonu’nda basın toplantısı gerçekleştirdi. “Basmane Çukuru’nda gökdelen istemiyoruz” pankartının açıldığı açıklamaya siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı. Basın metnini İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz okudu.
 
“Basmane Çukuru”nun sosyal ve kamusal niteliği yüksek olan bir kent alanı olduğunu belirten Yılmaz, “Basmane Çukuru”nun İzmir halkının ortak mülkiyeti olduğunu söyledi. ‘Basmane Çukuru’na ilişkin verilen kararların kent hakkını, kamu yararını ve hukuk devletini doğrudan ilgilendirdiğini söyleyen Yılmaz, "Son dönemde gündeme gelen protokol ve uygulamalar, kamuoyunda ciddi soru işaretleri yaratmaktadır. Kentin en değerli kamusal alanlarından birine ilişkin süreçlerin, şeffaflıktan uzak, yargı denetimini işlevsiz kılabilecek ve kamu yararını geri plana iten bir anlayışla yürütülmesi kabul edilemez. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu kentte yaşayan milyonlarca yurttaşın iradesini ve ortak çıkarlarını temsil etmektedir. Belediyenin sahip olduğu yetki, halkın olanı, keyfi uygulamalarla belirli kişi ya da grupların tasarrufuna bırakacak şekilde kullanılamaz. Kamu hakkının, yetki devri ile keyfi biçimde ranta dönüştürülmesinin önüne geçilmesi, hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir. Kamuya ait alanlar, müzakere edilebilir bir meta değil; toplumun ortak geleceğidir. İzmir Barosu olarak altını bir kez daha çiziyoruz: Halkın olan, halka ait kalmalıdır. Kamu yararı gözetilmeksizin yapılan her tasarruf, yalnızca bugünü değil, İzmir’in geleceğini de ipotek altına almaktadır. Bizler, hukukun üstünlüğünü, kent hakkını ve kamu yararını savunan bir kurum olarak, ‘Basmane Çukuru’na ilişkin tüm gelişmelerin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Hukuka aykırı, kamu yararını zedeleyen ve kamusal alanları geri dönüşü olmayan biçimde ticarileştiren her türlü girişime karşı hukuki mücadele yürütmekten geri durmayacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz. ‘Basmane Çukuru bir rant alanı değil, İzmir halkının ortak yaşam alanıdır. Bu gerçeği yok sayan hiçbir uygulama, ne hukuk ne de kamu vicdanı nezdinde meşru değildir" ifadelerini kullandı.