Fatmanur Çelik cinayeti: Erkek-devlet-cemaat ilişkinin örneğidir

Paylaş:

İSTANBUL - Kadın Zamanı Derneği Yönetim Kurulu üyesi Derya Aslan, kadın cinayetlerinin münferit olmadığını belirterek, “Bu Türkiye’de uzun yıllardır süregelen erkek-devlet-cemaat ilişkisi ve iktidarın cezasızlık politikasının bir sonucudur” dedi. 

Türkiye’de her geçen gün şüpheli kadın ölümleri artıyor. En son çocuk yaştayken Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler tarafından tecavüze maruz bırakılan ve daha sonra faille evlendirilen Fatmanur Çelik, 8 yaşındaki kızının da aynı şahıs tarafından yıllarca tecavüze maruz kaldığını açıkladı. 
 
Fatmanur Çelik, hukukun işletilmesi için adliye önünde günlerce adalet nöbeti tutarak, can güvenliğinin olmadığını ifade etti. İstanbul Zeytinburnu’nda 3 Mart’ta Fatmanur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmiş halde bulundu.
 
Şüpheli kadın ölümlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kadın Zamanı Derneği Yönetim Kurulu üyesi Derya Aslan, Fatmanur Çelik ve Hifa İkra Şengüler’in ölümünün sıradan bir vaka olmadığını belirterek, mücadelelerine devam edeceklerini belirtti. 
 
‘KANUNLAR KADINLARI VE ÇOCUKLARI KORUMUYOR’
 
Fatmanur Çelik ve kızı Hifa İkra'nın şüpheli ölümünü sıradan bir vaka olmadığını söyleyen Derya Aslan, Türkiye’de uzun yıllardır süregelen kadın düşmanı politikaların ve iktidarın cezasızlık politikasının sonucu olduğuna dikkat çekti. Kadınlara ilişkin hiçbir koruma kararının veya tedbirinin alınmadığını söyleyen Derya Aslan, “Etkin soruşturmaların başlatılmaması, yürütülmemesi, kadını ve çocuğu koruyan özelde 6284 (Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun) sayılı yasanın etkin bir şekilde uygulanmaması. Anayasanın 17’nci (Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı) maddesi olan eşitlik ilkesinin hiçbir şekilde gereğinin yerine getirilmemesi, kadınları ve çocukları gerçekten korumasız bırakıyor” dedi.
 
'CEMAAT, ERKEK VE DEVLET İLİŞKİSİ'
 
Fatmanur Çelik'in istismarcısıyla zorla evlendirilmesini Türkiye'de erkek-devlet-cemaat ilişkinin bir örneği olduğunu belirten Derya Aslan, tarikat ve cemaatlerin kadınlara her türlü şiddete maruz bıraktıklarını söyledi. 
 
Fail Ayhan Şengüler’in halen dışarıda olduğuna dikkat çeken Derya Aslan, bunun sıradan bir vaka olmadığını söyleyerek, “Anne ve kızının şüpheli ölümü münferit bir vaka değildir. Biri, kadın cinayetine intihar süsü vermek istiyor. Kadın ve çocuk cinayeti demek aslında çok daha yerindedir. Çünkü Fatmanur'un hikâyesi aslında Türkiye'de yaşanan birçok üstü örtülen, hakkını arayan, mücadele eden, şiddete maruz kalan, istismar ve tecavüze maruz kalan birçok kadın ve çocuğun hikâyesidir. Bundan dolayı kadınlar bu katliamın peşini bırakmayacak. Kadınlar, adalet yerini buluncaya dek, fail yargılanıncaya dek, failin tespitinden sonra hak ettiği ceza verilinceye dek takipçisi olmaya devam edecek” diye belirtti. 
 
‘OLAYIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ’
 
Devlet kurumlarının kadına şiddeti önleme konusunda yetersiz olduğunu söyleyen Derya Aslan, Fatmanur Çelik’in mücadelesini hatırlatarak, onun çağrısının duyulmadığını vurguladı. Kadın örgütlerinin bunun peşini bırakmayacağını belirten Derya Aslan, “Kadın Zamanı Derneği olarak olayı takip ediyoruz. Hukuki açıdan nasıl daha çok destek olabiliriz? Görüşmeler sağladık. Hem kendi avukatıyla hem de kendisiyle birebir görüşme imkânımız oldu, onu ziyaret etmek istediğimiz söyledik. Fatmanur bize şöyle demişti; ‘Ben nöbeti bitirdim ama eve gelmeyin. Ev benle çok az kişinin bildiği bir yer. Koruma altındayım. O yüzden dayanışmanız için çok teşekkür ederim. Tüm kadın örgütleri benim yanımda olduğunu ve bunu hissediyorum. Benim yanımda olduğunu biliyorum’ demişti. Sesi çok iyi geliyordu. Cemaat, tarikat, yargı, siyasal iktidar veya başka mekanizmalar ile somutlaştıramayacağımız birçok karanlık elin içerisinde olduğu bir dosya gerçekliği vardı” ifadelerini kullandı.
 
‘MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ’
 
Kadın Zamanı Derneği olarak davanın takipçisi olmaya devam edeceklerinin altını çizen Derya Aslan, kadınlar olarak kadına şiddete karşı kolektif çözümlerinin bulunmasının önemli olduğunu dile getirdi. Derya Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kadın cinayetleri politiktir dememizin en büyük sebepleri kadınların yalnızlaştırılması ve var olan hukuk mekanizmasından tutun, koruma mekanizmalarına ulaşılmamasındandır. Bundan kaynaklı kadınlar tek çözümü kadın hareketinde buluyor. Bu yüzden çok işimiz var ve ortak mücadelemiz var. Buna ilişkin de çok gücümüz var. Bunu da ifade etmekte fayda var. Dayanışmayı büyüteceğiz. Yan yana bütün var olan haksızlığa uğrayan, cezasızlık politikalarıyla cezalandırılan, mahkûm edilen, aslında faillerin yargılanması gerekirken mağdurun yargılandığı bir düzen içerisinde mücadelemizi yükseltmeye devam edeceğiz.” 
 
 
İlgili Haberler
Kaynartepe'den çözüm çağrısı: Mücadele için atölyeler kuralım
Kaynartepe'den çözüm çağrısı: Mücadele için atölyeler kuralım

Amed’in yoksul mahallerinden Kaynartepe’de yaşayan kadınlar, uyuşturucu kullanımı başta olmak üzere birçok sorunla karşı karşıya bırakıldıklarını belirterek, mücadele için atölyelerin kurulması çağrısında bulundu.

Raporlar, ‘Aile Yılı’ stratejisinin kadın katliamını arttıracağını gösterdi
Raporlar, ‘Aile Yılı’ stratejisinin kadın katliamını arttıracağını gösterdi

İktidar Aile ve Nüfus On Yılı” politikası kapsamında dayatmaları sürerken KCDP’nin son 10 yıla dair kadın cinayetleri raporlarına göre katledilen 3 bin 703 kadından, en az 2 bin 463’ü aile içinde katledildi.

Kadınların talebi karşılık buldu: Deştadarê'de Jinkom ile yeni yaşam adımı
Kadınların talebi karşılık buldu: Deştadarê'de Jinkom ile yeni yaşam adımı

Deştadarê'de kadınların ortak talepleri üzerine Jinkom Kadın Dayanışma Merkezi ile kütüphane kurulacak.

Prof. Dr. Kathleen Lynch: Barışın başrolü kadınlardır
Prof. Dr. Kathleen Lynch: Barışın başrolü kadınlardır

Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin kurumsal, ekonomik ve hak odaklı adımlarla inşa edilebileceğini belirten İrlandalı sosyolog Kathleen Lynch, egemen güçlerin tarihsel anlatıyı ve dili kontrol ettiği sistemlerde resmi programların tek başına yetersiz kalacağını ve barışın başrolünün kadınlar olduğunu söyledi.

Kahire’de Jineolojî Merkezi: Bölgedeki parçaları birleştiren bir platform olacak  <font color=#ff0000> SÖYLEŞİ </font>
Kahire’de Jineolojî Merkezi: Bölgedeki parçaları birleştiren bir platform olacak SÖYLEŞİ

Kahire’de açılan Jineolojî Düşünce, Araştırma ve Danışmanlık Merkezi Başkanı Dr. Dina Muhsin Ali, “Abdullah Öcalan’ın fikirleri sadece Kürt halkına ya da Kürt kadına özgü değil, bilakis her zaman, mekan, düne, bugüne ve yarına uygundur” dedi.