MÊRDÎN - Nisêbîn’de 22 Mart 1992'de tarih sayfalarına "Serhildan Newrozu" olarak geçen kutlamaların tanıkları, verilen mücadele ile bugün milyonların Newroz'u bir arada kutladığını belirttiler.
Türkiye ile Kürdistan'da bu yıl Newroz “Newroza Azadî û Yekîtiya Demokratîk” ve “Özgürlük ve Demokrasi Newrozu” şiarıyla en az 53 merkezde kutlanacak. Kutlamaların merkezinden biride 1992'de gerçekleştirilen katliamlardan bu yana aralıksız kitlesel şekilde kutlamaların olduğu Mêrdin'in Nisêbîn (Nusaybin) ilçesi. 21 Mart 1992 tarihinde Kürt Özgürlük Hareketi’nin çağrısı ilk kez bir çok kent ve ilçede halk Newroz’u kitlesel olarak kutladı. Şirnex kent merkezi, Cizîr (Cizre), Hezex (İdil) ilçeleri ile Mêrdîn’in Kerboran (Dargeçit) ilçesinde binlerce kişinin kitlesel olarak katıldığı Newroz kutlamalarına ise asker ve polisler saldırdı. Saldırı sonucu Kerboran’da Abdurrahim Çiçek, Şirnex kent merkezinde ise 5 yaşındaki Hatice Katar, 9 yaşındaki Mehdi Güngen, 65 yaşındaki Nebahat Kakuç, Zeynep Uysal ile 70 yaşındaki Ramazan Bayer ve Halil Babek’in aralarında olduğu onlarca kişi, Cizîr’de ise resmi kaynaklara göre 57, tanıklara göre ise yaklaşık 100 kişi katledildi.
Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel ve İçişleri Bakanı İsmet Sezgin, kameralar karşısına geçerek, olay yaşanmadığı gerekçesiyle Nisêbîn halkına teşekkür etmesi Nisêbîn halkının öfkesine neden oldu. Katliamları protesto etmek için Nisêbîn’de 22 Mart’ta binlerce kişi sokağa çıktı ve bir kez daha Newroz ateşi yaktı. Çağ Deresi üzerinde bulunan "Pira Şehîdan/Şehitler Köprüsü" üzerinde toplanan binlerce kişi abluka altında oturma eylemi yaparken, asker ve polis saldırısına uğradı. Saldırı sonucu resmi rakamlara göre 16, tanıklara göre 21 kişi katledildi, 100'ü aşkın kişi yaralandı.
Tarihe “Serhildan Newrozu” olarak geçen Newroz’un tanıkları Cemal Uçar ve Abdul Kerim Alkan, yaşananları, bugün milyonların bir arada Newroz’u kutlamasını Mezopotamya Ajansı’na (MA) değerlendirdi.
‘BÜYÜK BİR KATLİAM YAŞANDI’
Şirnex merkez, Cizîr ve Kerboran’da yapılan saldırıları protesto etmek ve bir kez daha Newroz’u kutlamak için 22 Mart 1992 tarihinde Nisêbîn’in sokağa aktığını belirten Cemal Uçar, “O gün Nisêybîn’de devlet eliyle büyük bir katliam yaşandı. O gün silahsız, sopasız ve taşsız insanlara hiç sebepsiz saldırıldı. Nisêbîn halkının direniş ruhu 1992’de olduğu gibi bu günlere kadar da devam etti. Nisêbîn 1992 yılında nasıl şehitlerine, davalarına ve şerefine sahip çıktıysa bu günde aynı irade var” dedi.
‘4 PARÇA KÜRDİSTAN’IN BİRLİĞİ HAYKIRILMALI’
Newroz’un Kürt halkının bayramı olduğunu belirten Uçar, “Nisêbîn’de Newroz kutlaması için kimsenin halka çağrı yapmasına gerek yok. 1992 yılında katliama rağmen Newroza katılan halk bu gün daha bir coşkuyla Newroz’a katılır. Lakin bu yılki Newrozu eski Newroz’lardan ayıran Kürtlerin birliğinin sağlanması olacak. Bakûr, Başûr, Rojava ve Rojhilat’ta her bölgenin bir siyasi partisi vardı. Ama bu gün partiler ortadan kaldırılıp Kürtlerin bütünlüğü, birliği konuşuluyor. Rojava’ya yönelik saldırılarla beraber bir birlik başladı. Bu Newroz’da 4 parça Kürdistan’ın birliği haykırılmalı, talep edilmeli” diye konuştu.
‘YARALILARI HASTANEYE GÖTÜRMEMİZE İZİN VERMEDİLER’
“Serhildan Newrozu’nun bir diğer tanığı Abdulkerim Alkan, 21 Mart 1992 tarihinde ilçede binlerce kişinin bir arada Newroz’u kutladığını hatırlatarak “İsmet Sezgin'in açıklamalarının ardından insanlar tekrardan Newroz kutlaması yapma kararı aldı” dedi. Alkan, 22 Mart 1992 tarihinde yaşananları şu şekilde anlattı: “Kitle Newroz kutlarken, asker ve polisler tarafından ablukaya alındı. Kitle Köprünün üstünde oturma eylemine geçti. Kitle oturma eylemine geçince kitleye saldırı düzenlendi. O sırada bir komşumun yaralandığını duydum ve onu aramaya başladım. Yaralı olan komşumu buldum ama o süreçlerde telefon yok, iletişim zordu. Yaralıları hastaneye kaldırmak için kimseye ulaşamıyorduk. Ulaşabildiklerimiz olsa da gelmelerine izin verilmiyordu. En son bir arkadaşımız dolmuşu ile geldi yaralı olan komşumu ve birkaç daha yaralıyı hastaneye götürdük. Yaralıları Hastaneye götürürken yolda polisler yolumuzu kestiler. Yaralıları, hastaneye götürmemize izin vermediler. Bizde bunun üzerine Mêrdîn merkezde hastaneye gitme kararı aldık. Hastaneye gittiğimizde bütün odalar yaralılarla doluydu. Hastaneden çığlık sesleri yükseliyordu. O kadar yaralı olmasına rağmen doktorlar tarafından müdahale olmuyordu. Tepkiler üzerine sağlıkçılar müdahale etti.”
‘DİRENİŞ VE MÜCADELE İLE BU GÜNLERE GELDİK’
34 yıl önce verilen mücadele ile bugün milyonların bir arada Newroz’u kutlaya bildiğini belirten Alkan, “Eskiden bize sürekli Türkçe konuşmayı dayatıyorlarken, şimdi az da olsa kabullenmiş durumdalar. Eskiden Kürtçe konuştuğumuz için dayaklar yiyorduk bu gün ise verilen mücadele sonucu bunu kırdık. Bütün bunlar yaşanmasaydı evimizde bile Kürtçe konuşmamıza izin vermezlerdi. Birlik olmazsak hepimiz yok oluruz. Halkımızdan talebimizdir; birlik içinde olsunlar. Bu yılda birlik ruhuyla Newroz’u kutlayalım. Eğer bir olmazsak hiç bir şey elde edemeyiz” şeklinde konuştu.
MA / Heval Önkol - Ahmet Kanbal