ANKARA - Hem eğitimlerini sürdürmek hem de geçimlerini sağlamak için çalışmak zorunda kalan üniversite öğrencilerinden Merve Vargeloğlu, “Tam zamanlı çalışan, yarı zamanlı dahi okuyamayan bir genç oldum” dedi.
Ankara’daki üniversitelerde öğrenim gören öğrenciler, artan yaşam maliyetleri, yetersiz burs ve barınma sorunları nedeniyle eğitimlerini sürdürmekte zorlanıyor. Öğrencilerin çoğu, eğitimlerini tamamlayabilmek için çalışmak zorunda kalıyor.
Hem çalışıp hem de okuyan Hacettepe Üniversitesi Matematik Bölümü öğrencisi Merve Vargeloğlu, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Gazetecilik Bölümü öğrencisi Özgür Berfin Güneş ve Ankara Üniversitesi Matematik Bölümü öğrencisi Sevinç Alim, hem öğrencilik ve hem de çalışmanın birlikte yürütülmesinin neredeyse imkansız olduğunu söyledi.
‘KİRA ÖDEDİĞİMİZ GÜN YEMEK PARASI BULAMIYORUZ’
İkamet adresinin Ankara’da olması nedeniyle kendisine yurt tahsis edilmediğini dile getiren Merve Vargeloğlu, her gün gidiş gelişle toplam 6 saat yol kat ettiğini söyledi. Uzun yolculukların ise derslere odaklanmasını zorlaştırdığını belirten Merve Vargeloğlu, bu nedenle okula yakın bir ev tutmak için çalışmak zorunda kaldığını kaydetti. Merve Vargeloğlu, “Dershanelerde çalışıyordum, bir taraftan da yarı zamanlı öğrencilik yapıyordum. Fakat bu böyle devam etmedi, ekonomik sıkıntılar yaşamaya başladım. Hacettepe Üniversitesi’ne proliz sistemi gelince üniversitede barındırılmayan biz öğrenciler sanki çalışmak zorunda değilmişiz gibi her gün derslere devam etmek zorunda kalıyoruz” dedi. Bu sisteme geçilmesiyle birlikte okurken çalışmak zorunda kalan gençlerin üniversitelerden sürüldüğünü belirten Merve Vargeloğlu, “Şu anda online çalışıyorum. Tam zamanlı çalışan, yarı zamanlı dahi okuyamayan bir genç oldum. Kredi ve Yurtlar Kurumu’nun (KYK) verdiği burslar yetersiz. Ev kirasını ödediğimiz gün yemek yiyecek parayı bulamıyoruz” ifadelerini kullandı.
'OKULDAN ÇOK ÇALIŞMAYA ZAMAN AYIRIYORUM'
Özgür Berfin Güneş, hem okuyup hem de çalışmaya lise hayatında başladığını söyledi. Üniversiteye başladığında farklı işlerde çalışmak zorunda kaldığını ve bu süreçte okuldan daha çok çalışmaya zaman ayırdığını kaydeden Özgür Berfin Güneş, “Çalışırken sosyal hayatına ya da okuluna verimli bir zaman ayırmak mümkün değil. Çünkü biraz vakit bulabiliyor olsak bile o vakitte ders çalışmak ya da dinlenmek gibi mecburiyetlere sahibiz. Ama bunun dışında sosyal bir çevre ya da herhangi bir sosyal faaliyet yürütmek; sadece öğrenciler adına değil, ülke nüfusunun büyük bir çoğunluğunun da adına zaten mümkün olmayan şeyler" diye belirtti. Öğrencilerin yoğun olduğu kentlerde hizmet sektöründe öğrencilerin çalıştığını dile getiren Özgür Berfin Güneş, “Zaten sendika, güvence haklar, yan haklardan söz edildiği durumda beğenmiyorsan kapı orada demek çok daha rahat” dedi.
'ÇALIŞAN ÖĞRENCİLER HAKLARINI ALAMIYOR’
Ankara Üniversitesi Matematik Bölümü öğrencisi Sevinç Alim ise, benzer sorunlara değindi. Öğrencilerin önemli bir bölümünün hem eğitimlerini sürdürmek hem de geçimlerini sağlamak için çalışmak zorunda kaldığını söyleyen Sevinç Alim, özellikle hizmet sektöründe ve güvencesiz işlerde yoğun emek sömürüsüne maruz kalındığının altını çizdi. Sevinç Alim, şöyle devam etti: “Öğrencilerin büyük bir kısmı derslerine ve kendilerine yeterince zaman ayıramıyor. Öğrencilerin aileleri de genelde asgari ücretli, emekçi aileler oluyor. Böyle olunca da öğrenciler üniversitelerini uzatmak zorunda kalıyor. Özellikle özel sektörde çalışan öğrencilerin çoğu zaten haklarını alamıyorlar. Yine öğrencilere karşı 'Zaten öğrencilerin ihtiyacı var. Bunu almazsam da yerine gelecek bir sürü öğrenci var’ anlayışı var. Patronlar bu anlayıştan dolayı öğrencilere çok az ücretler veriyor. Ayrıca sigortalar yatırılmıyor."