‘Zelgul’ yeni yüzü ve ‘Xeyal’ ile yeniden raflarda 2026-07-11 10:27:17   İSTANBUL - Kürt yazar ve şair Mordem Zel’in güncellenerek yeniden yayımlanan “Zelgul” isimli şiir kitabı yoğun ilgiyle karşılaşırken, kitapta PKK’nin 11 Temmuz 2025’te silah bırakma töreni üzerine kaleme aldığı "Xeyal" isimli şiir de yer aldı.   Kürt yazar ve şair Mordem Zel’in şiir kitabı “Zelgul” yenilenen yüzü ve yeni şiirleri ile raflara geri döndü. AR Yayınları tarafından güncellenerek okuyucuya sunulan Zergul’de Dêrsim coğrafyasından ilham alarak kaleme alınan şiirlerin yanı sıra bölgenin doğası, acıları, sevinçleri ve toplumsal belleği kafiyelerle okuyucunun beğenisine sunuluyor. Dêrsim’deki Zelgul Dağı’ndan ismini alan kitapta Seyit Rıza, Alişer ve Zarife gibi sembol isimlere yer veriliyor.    Mordem Zel’in ayrıca 11 Temmuz 2025 tarihinde PKK’nin tarihsel silah yakma törenine dair kaleme aldığı “Xeyal” şiiri de kitapta okuyucuyla buluşacak.    ‘AYNI YOLCULUĞUN FARKLI DURAKLARI’    Mezopotamya Ajansı’na (MA) değerlendirmelerde bulunan Mordem Zel, bir yazarın tek bir türle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, şiir, hikâye ve romanın “aynı yolculuğun farklı durakları” olduğunu söyledi. Amacının başka alanlarda çalışan arkadaşların alanına girmek olmadığını, yazarlığı bir yolculuğa benzettiğini belirten Mordem Zel, “Bir yolun sonunda ulaşılacak bir hedef vardır. O yol boyunca karşılaştığınız farklı renkleri fark edip heybeye koyarak ilerlersiniz. Şiir de bu yolculuğun önemli duraklarından biridir" dedi. Kitaba adını veren Zelgul Dağı’nın Dersîm coğrafyasında önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen Mordem Zel, "Zelgul, aynı zamanda bu dağla özdeşleşen ve bölgede yetişen bir çiçeğin de adıdır. Bunun yanında Dersîm inancında kutsal kabul edilen Düzgün Baba'nın üç kardeşinden birinin adı da Zelgul'dur. Bu nedenle kitabımda özellikle Dersîm coğrafyasından ilham aldım ve duygularımı şiirlere dönüştürdüm” dedi.   BESÊ HOZAT İLE İSTİKLAL CADDESİ’NDE    Kürt Özgürlük Hareketi’nin 11 Temmuz’da silah yakma törenin tarihi bir gün olduğunun altını çizen Mordem Zel, şiirlerinde bu konuya da değindiğini dile getirerek, "O günkü duygularımı kaleme dökerken içimdekileri o gün yaşadıklarımla birleştirdim. Besê Hozat ile Kasımpaşa sokaklarını, Gezi Parkı’nı ve İstiklal Caddesi'ni gezdim” dedi.   Aradan geçen bir yıla rağmen henüz devletin üzerine düşeni yapmadığına dikkat çeken Mordem Zel, “Oysaki silah yakan gerillaların legal alana gelip siyaset yapma yolu açılabilirdi. Bu ve benzeri adımlar toplumda olumlu izlenimler bırakabilir. Bir samimiyet oluşturabilirdi. Silahlarını yakan gerillaların yasal siyaset yapmasının önü açılabilirdi. Bu tavrın görülmesi ve değerinin bilinmesi gerekiyordu" diye konuştu.    ‘UMUDU YAYABİLMELİYİZ’   Edebiyatın kuşaklar arasında bir köprü olduğunu vurgulayan Mordem Zel, "Şiirler, hikayeler, romanlar yazılır. Ancak en önemlisi çocuklarımızın bunları okuyabilmesidir. Bizden önceki kuşakların yazma imkanları belki daha sınırlıydı. Onlardan aldığımız mirası büyütmek bizim sorumluluğumuzdur. Çocuklarımıza okuyabilecekleri eserler bırakmalı, bunun için hep birlikte emek vermeliyiz. Zelgul aynı zamanda umuttur. Hepimizin hayatında mutlaka bir Zelgul çiçeği vardır. Çiçekler en güzel kokuyu etrafa yayar. Bir haftalık ömrü olan bir çiçek bile bu kadar güzel kokabiliyorsa, bizler de yaşadığımız süre boyunca çevremize iyiliği, umudu ve güzelliği yayabilmeliyiz" diye konuştu.   'XEYAL' ŞİİRİ   Zel’in 11 Temmuz silah yakma törenine dair yazdığı “Xeyal” isimli şiir şöyle:   “Bi destpêka sibehê re Ji xewna şîrîn hişyar dibim Li ber çavên min Zelgulek nedîtî Nikarim pêşbînî bikim Ew ê rojek çawa derbas bibe Radibim û ber bi xeyalên xwe ve dimeşim Xeyalên ne pêkhatî Xeyalên ku li kuçeyên Kasimpaşayê Hewarî dikin Xeyalên ku Li Qehwexaneya Dîrokî ya Beyoglûyê Dibin fîncanekî qehweyî Berê min li hemama dîrokî Pişta min li sedra rûniştinê Bi te re diaxivim Destê xwe di mîndera sedrê de didim Û bêhna te dikişînim hundirê xwe Li kêleka min çend ecnebiyên evîndar Laşê xwe deqandine Bi enerjiyeke têr diaxivin Bi hêviya careke din Radibim Berê min li qaymeya Tepebaşî Bi hêviya bêhngirtinê gav diavejim Lê hêz di çokên min de nema bavêjim gavan Û xwe bigînim evîna te Dimeşim Dimeşim Dimeşim Di her gavê de tu Dibî siya min Barê min giran Berê min li Taksîmê Nîşaneya evîna te Bi du hevokên helbestî Li Parqa Geziyê Di nav çîtan de veşartî ne Ew xeyal dê neqlê Sûrên Amedê bêne kirin Sûr li benda te ye Li benda bejn û bala te Li benda çavên te yên elayî Li benda porê te yê kezîkirî Li benda destên te yên hinekirî ye Were û bi destê min bigire Were û min hembêz bike Were di vê roja min a mirî de Bibe Besê Bibe Xozat Bila Xozat bibe 30 parî Û xwe li çavên min rapêçe Ez ê xwe bikim boxça evînê Û bibim li birca evîndaran Li Ameda rengîn Têxim nav ruknên Sûrê Û li benda hatina te bisekinim Were Were dilê min were Were bila dinya xira bibe bi nêrînên te yên xezalî Were û bila qet ez mirî bim.”   MA / Helin Özgün