Asimilasyona karşı Kürtçe rap
WAN - Kürt şarkıcı Barody, rap müziğiyle Kürt kültürünü ve dilini yaşatmayı istediğini belirterek, gençleri asimilasyona karşı dikkatli olmaya çağırdı.
Rap, günümüzde bir öfke, isyan ve karşı kültür aracı olarak kullanılsa da Baran Atabey (Barody) bu müzik türünü, Kürtçeyi ve Kürt kimliğini savunmak için bir araç haline getiriyor. Wan’da Mezopotamya Kültür Merkez'inde (MKM) baterist olarak başladığı müzik yolculuğuna, şimdi Kürtçe rap ile devam eden Barody, toplumsal mesajlar vererek, asimilasyona karşı verilen mücadeleye dikkat çekti.
Barody, gençlere yalnızca müzik değil, kendi kimliklerini yeniden keşfetme çağrısı yaparak, Kürtçeyi yaşatmanın sadece bir kültürel mücadele olmadığını, aynı zamanda bir politik duruş olduğunu belirtti.
İlk albümü protest olan Barody, asimilasyon politikalarına karşı mücadele etmek amacıyla Kürtçe rap yapmaya başladığını belirterek, “Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde müzik bölümü okudum. Bunun yanında bateri, def ve gitar da çalıyorum. 20 yıl önce Türkçe rap dinliyordum. Rap’e Ceza ile başladım. Onu dinledikten sonra ben de başlangıçta Türkçe rap yapmaya başladım ve bir albüm yaptım. O albüm bir protest albümdü. Daha sonra Serhado’yu tanıdım ve onun şarkılarını dinledim. Yaklaşık 5 yıldır Kürtçe rap yapıyorum. 5 yıl içinde 10 şarkı yaptım. Kürt kültüründe hip-hop çok azdı. Bizim gençlerimiz de daha çok Türkçe hip-hop’a yönelmişti. Bu yüzden bu alanda birçok sorun vardı. Kürt rapçiler çok azdı ve bu da Kürt gençlerinin Türkçe rap’e yönelmesine ve bu şekilde asimile olmasına neden oluyordu. Ben bu durumu gördüm ve bu yüzden Kürtçe rap yapmak istedim. Amacım Kürtçe ile ortaya çıkmaktı. Bu çıkışı da Kürtçe rap ile yapmak istedim” dedi.
HEM POLİTİK HEM DE KÜLTÜREL RAP
Barody, rap yaparken Kürt müziğine ait melodileri de eserlerine eklediğini kaydederek, “İlk başladığımda ailem bana çok destek verdi. Ama kimse bunun nasıl bir müzik olduğunu bilmiyordu. Bu Amerikan kökenli bir kültürdü. Bizim bu kültürü kendi kültürümüzle uyarlamamız gerekiyordu. Ben hem rap söylüyordum hem de müziğin içinde kendi melodilerimiz vardı. Bunları da rap’in içine kattım. Böylece onu kendi kültürümüze yaklaştırdım. Mezopotamya Kültür Merkezi’ne gittiğimde orada enstrümanlarla müzik yapmaya başladım. Hem politik hem de kültürel yönü olan rap yapmak istiyordum” diye belirtti.
10 ŞARKI YAPTI
Barody, yaptığı müzikte çoğunlukla toplumsal eleştirilere yer verdiğini ifade ederek, şarkılarında Kürt gençlerinin gelişimi, sisteme yönelik eleştiriler, doğa, özgürlük ve kadın temalarını işlediğini söyledi. Barody, şimdiye kadar 10 şarkı ürettiğini dile getirerek, "Benim yaptığım rap’te çoğunlukla eleştiri vardır. Sisteme yönelik eleştiriler var. Doğadan, özgürlükten ve kadınlardan bahsediyorum. Şimdiye kadar 10 şarkı yaptım. İlk şarkımı annem üzerine yapmıştım ve bu benim için çok duygusal bir şeydi. ‘Şiyar Be’ adlı bir şarkı yaptım. Bu farklı bir şarkıdır. Bizim bölgemizde uyuşturucu kullanımı çok fazladır. Bu toplum için ciddi bir sorundur. Gençlerin bilinçlenmesi için önemli bir şarkıydı. Bizim coğrafyamızda Kürt gençleri yurtseverdir. Gençlerin kendi kimliklerine yeniden dönmeleri için bu şarkıyı yapma ihtiyacı hissettim. Bu şarkı sadece Kürt gençleri için değil, tüm gençler içindir” diye konuştu.
‘BU KÜRESEL BİR KÜLTÜRDÜR’
Barody, Kürt gençlerinin kendi kültürlerine yönelmesi gerektiğini belirterek, Kürtçe rap üretmeye devam edeceğini söyledi. Barody, "Kürt gençlerinin kendi kültürlerine yönelmesini istiyorum. Hip-hop’un Kürt kültürü olmadığını biliyorum; bu küresel bir kültürdür. Bu yüzden onu kendi kültürümüzle harmanlamak istiyorum. Kürt gençleri asimile olmasın. Türk ve dünya rapçilerinin çoğu raplerinde iyi şeylerden bahsetmiyor. Çok hakaret var ve cinsiyetçi sözler var. Ama ben Kürt gençlerinin Kürtçe rapi tanımasını ve dinlemesini istiyorum. Popüler kültürde hakaret, uyuşturucu, suç, silah ve kadınlara hakaret vardır. Ben bunu doğru bulmuyorum ve rapte böyle şeyler görmek istemiyorum. Kültürümüz zaten çok güzeldir. Kürt gençleri kendi kültürlerine yönelsin ve kendi dillerine sahip çıksın” dedi.
MA / Zeynep Durgut