‘Gençlerin gözünden barış’ paneli
ANKARA - GOFOR ile Hafıza Merkezi’nin düzenlediği panelde konuşan Yazar Özgür Amed, “Herkes barış, kardeşlik ve eşit yurttaşlık diyor ama bunlar somut uygulanma alanına geldiğinde ayrışma başlıyor” dedi.
Gençlik Örgütleri Forumu (GOFOR) ile Hafıza Merkezi Ankara'nın Çankaya ilçesindeki Kült Teras Kafe'de "Gençlerin Gözünden Müzakere Süreci: Duygular, Deneyimler ve Beklentiler" başlıklı araştırmanın sonucunu açıklayarak panel düzenledi. Panele Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü Meral Danış Beştaş konuşmacı olarak katıldı.
İlk olarak araştırmanın bulgularını paylaşan GOFOR Örgüt Destek Kordinatörü, Cansu Ceylan, çalışmanın gençlerin toplumsal kutuplaşma ve müzakere sürecine ilişkin tutumlarını ortaya koymayı amaçladığını belirtti. Toplumsal barışın kalıcılaşmasında gençler ile kadınların belirleyici bir rol üstlendiğine dikkat çekti.
KÜRT MESELESİ GÜNCEL SİYASİ GELİŞMELER ÜZERİNDEN DEĞERLENDİRİLEMEZ
İlk oturumda konuşan HDK Eşsözcüsü Meral Danış Beştaş, Kürt meselesinin yalnızca güncel siyasi gelişmeler üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirtti. Meral Danış Beştaş, Kürt halkının yüz yılı aşkın süredir inkâr ve asimilasyon politikalarına maruz bırakıldığını, yaklaşık 50 yıllık çatışmalı sürecin ise ağır hak ihlalleri ve derin toplumsal travmalara neden olduğunu söyleyerek, sorunun demokratik yöntemlerle ve barışçıl bir zeminde çözülmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.
'SİYASET GENÇLERİN DEĞİŞEN BEKLENTİLERİNE YANIT ÜRETEMİYOR'
Konuşmacı Hatice Uçak, farklı illerde yürütülen saha çalışmalarının gençlerin ortak taleplerinin hukuk devleti, demokratik katılım, ifade özgürlüğü ve sosyal adalet etrafında şekillendiğini gösterdiğini belirtti. Hatice Uçak, gençlerin toplumsal barışın sağlanabileceğine inandığını ancak siyaset kurumuna güven duymadığını söyledi. Sürecin toplumun katılımıyla yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Hatice Uçak, "Gençler toplumsal barıştan yana. Bunun mümkün olabileceğine dair umutları var ama güvenle ilgili sıkıntıları var. Siyaset kurumunun gençlerin birlikte yaşama iradesine ve değişen beklentilerine yanıt üretemiyor" ifadelerini kullandı.
SOMUT UYGULAMALARDA AYRIŞMA BAŞLIYOR
Daha sonra söz alan konuşmacı Yazar Özgür Amed ise araştırmada gençlerin büyük çoğunluğunun ülkeye aidiyet hissettiğinin görüldüğünü ancak kendilerini siyasal süreçler karşısında etkisiz ve güçsüz hissettiklerini söyledi. Araştırmada barış, eşit yurttaşlık ve kardeşlik gibi evrensel ilkelerde yüksek düzeyde uzlaşı bulunduğunu, ancak bu ilkelerin Kürt sorunu ve anadil hakkı gibi somut başlıklara taşınması halinde desteğin ciddi biçimde düştüğünü ifade eden Amed, "Herkes barış, kardeşlik ve eşit yurttaşlık diyor ama bunlar somut uygulanma alanına geldiğinde ayrışma başlıyor. Bu tablonun güvenlikçi politikaların toplumsal algı üzerindeki etkisini gösterdiğini, gençlerin Kürt sorununun varlığını reddetmesini ise alarm" diye belirtti.
SÜREÇ GÜVENLİKÇİ POLİTİKALAR ÇEVRESİNDE TARTIŞILIYOR
Araştırmaya göre Türk gençlerinin yaklaşık yüzde 60'ının Kürtlerin devlet nezdinde eşit haklara sahip olduğunu düşündüğünü, ancak Kürt gençlerinin aynı görüşü paylaşmadığını söyleyen Berfin Coşkun, "Kürt hem de Türk kamuoyunun mevcut süreci 2013-2015 yılları arasındaki çözüm süreciyle kıyasladığını belirterek, önceki dönemde müzakerelerin insan hakları ve demokratikleşme ekseninde yürütüldüğünü, bugün ise sürecin daha çok güvenlik politikaları çerçevesinde tartışıldığını söyledi. Bu farklılığın, toplumun sürece ilişkin güven ve beklentilerini doğrudan etkilemektedir" diye konuştu.
Panel soru ve cevap bölümünden sonra sona erdi.