ORDU - Korgan ilçesinde bulunan Perşembe yaylasında tekrar başlayan maden sondaj çalışmalarına karşı mücadele yürüten 2 yurttaş, şirketin su tankerlerini engellediği gerekçesiyle gözaltına alındı.
Ordu'nun Korgan, Aybastı ve Kabataş yaylalarında yaklaşık yirmi aydır devam eden madene karşı mücadele eden yurttaşlardan 2 kişi gözaltına alındı. Daha önce mahkemelerce verilen yürütmeyi durdurma kararlarının, valiliğin itirazı üzerine kaldırılmasının ardından şirket tekrardan sondaj çalışmalarına başladı. Sondaj çalışmalarının başlaması üzerine yurttaşlar bölgede eyleme başladı. Turnalık Yaylası'nda toplanan yurttaşlar, sondaj makinelerinin alana girişine izin vermedi. Korgan-Aybastı-Kabataş Çevre Derneği (KAKÇEV) yöneticileri de alana gelerek yurttaşlarla birlikte süreci takip etti.
Firma yetkililerinin alana gelerek bölge halkının kullandığı su hattını kesip sondaj makinelerini bağlamak istemesi üzerine şirketin su tankerlerinin önü kesildi. Yaşanan arbede üzerine Ali Rıza Şadan ve Sebahattin Dere adlı yurttaşlar jandarma tarafından gözaltına alındı.
Yaşanan gözaltıların ardından alanda basın açıklaması düzenlendi. Açıklamaya katılan CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, doğasına sahip çıkmak isteyen, yurttaşlara zulüm uygulandığını vurguladı. Maden kartellerinin arkalarındaki güce güvenerek faaliyet yaptığını kaydeden Torun, "Artık bu talanı durdurun. Vatandaşımızla kolluk kuvvetlerini, jandarmayı karşı karşıya getirmeyin! Bu, buradaki insanlara yapılan zulümdür. Zannetmeyin ki siz bunları yaptınız, biz duracağız. Oradaki hemşehrilerim duracak, korkacak. Asla! Asla, sonuna kadar doğamızı korumak için o mücadeleyi hep beraber vereceğiz. Ben kendilerine "geçmiş olsun" diyorum. Bu gözaltının da elbette ki yarın hukuki süreci de olacak, takip edeceğiz. Bu sadece bir gözdağı verme olayıdır. Ama bunu yapanlar bilsinler ki sizden asla korkmuyoruz. Ne biz korkuyoruz ne onlar korkuyor. Mücadelemizi de sonuna kadar devam ettireceğiz” dedi.
HALK SAĞLIĞI TEHDİNE KARŞI UYARI
KAKÇEV Yönetim Kurulu Üyesi Selim Uzan Bakın ise "Yürütmeyi durdurma kararı almamıza rağmen tekrar başladılar. Bazı kolluk kuvvetlerini de kullanarak kendi arkalarında bir güç olduğunu hissettirmeye çalıştılar. Aslında böyle bir şey yok. Bu devlet değil; bu madeni çıkaran Kanadalı bir şirket. İliç'te 9 kişinin öldüğü madeni işleten şirketin sahibi, Taş Yapı. Biz, biz bunu defalarca söylüyoruz; bunun devletle bir ilgisi yok. Devlet bunlara müsaade etmiş, 'Gidin arayın' demiş. Bunlar da geliyor. Eğer şirkete biz "dur" dersek, devlete karşı "dur" demiş olmayacağız. Siyanürle çıkarılan bu madenin çıkarıldığı yerde bin yıl boyunca bir daha ot bitmeyecek. Buradan havaya çıkan siyanür, sizin hayvanlarınızın otladığı yere düşecek. İçtiğiniz suya karışacak, içtiğiniz suyla hastalık kapacaksınız, hastalıklar olacak" ifadelerini kullandı.
KAKÇEV Başkanı Erdal Üçküş ise “Burada oturan insanlar; koyun yayan, hayvan yayan, yer eken, burada yaşayan insanlar direnmedikten sonra bizim direnmemizin bir anlamı olmuyor. İşte esas bu şekilde olacak. Hep birlikte, hep birlikte kadınıyla, kızıyla, çocuğuyla direnirsek bu işi başarırız. Bize diyorlar ki 'Devlet maden çıkaracak, zengin olacak.' Yalan arkadaşlar! Bunlar yurt dışı şirketlere satılmış, Türkiye'ye sadece yüzde 1 - 1.5 verilen, onu da etrafı talan edip, bırakıp giden soyguncular bunlar. Buraları işgal ettirmeyelim bunlara! Hep birlikte çalışalım. Da ha gelmeyen vatandaş çok burada; tabii biliyoruz ama yarın onlar da gelecek. Onların evinin önüne geldiği zaman gelmesinin bir anlamı yok. Burada "dur" diyeceğiz, burada çıkartacağız” diye konuştu.