Berwarî: ABD-İsrail ve İran savaşında Kürtler çözümsüz değil

Paylaş:
HABER MERKEZİ - ABD-İsrail ve İran savaşında Kürtlerin çözümsüz olmadığını belitten akademisyen Kamuran Berwarî, “Önümüzdeki günlerde saldırıların artacağına dair emareler varken Başûr Kürdistan siyasetçileri buna göre hareket etmeli. Birlik sağlanması durumunda halk sonuna kadar saldırılara karşı durur” dedi. 
 
ABD ve İsrail’in İran’a dönük 28 Şubat’ta başlattığı saldırılar geçici ateşkes ile sürüyor. ABD ve İsrail’in hava saldırıları ile İran’ın ise uzun menzilli füzeler ile bugüne kadar sürdürdüğü savaş körfez ülkeleri başta olmak üzere Ortadoğu’da geniş bir coğrafyayı ekonomik, siyasi ve askeri olarak derinden etkiledi. En fazla etkilenen ülkelerden biri de Irak ile Federe Kürdistan Bölgesi oldu. Bu süre zarfında Federe Kürdistan Bölgesi toplamda 703 füze ve insansız hava aracı (İHA) ile hedef alındı. Bu saldırılarda 17 kişi hayatını kaybederken, 93 kişi de yaralandı. 
 
Federe Kürdistan Bölgesi'nde bulunan Siyaset ve Demokratik Düşünce Akademisi Başkan Yardımcısı Akademisyen Kamuran Berwarî, Kürtlerin neden bu savaşın içine çekilmeye çalışıldığını, savaşın Irak ve Federe Kürdistan Bölgesi’ne yansımalarına dair değerlendirmelerde bulundu. 
 
ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın stratejik bir savaş olduğunu belirten Berwarî, bu savaşın ekonomik, dini, askeri, psikolojik ve siyasi amaçları olduğunu kaydetti. Yaşanan savaşın küresel sermayedarların bir talebi olduğunu dile getiren Berwarî, “Bu saldırıları daha önce planlanan, uzun yıllar hazırlıkları yapılan saldırılar. 1979’da İran’da rejim değişikliğinden bu yana bu saldırıların hazırlıkları yapılıyor. İran’da bir istikrar ve demokrasinin olmayışı bu saldırıların önünü açmıştı. Saldırılar ile stratejik bir konumu olan İran’ın teslim alınması hedefleniyor. İran ise bu savaştan teslim olmadan çıkarak, daha da güçlenmeyi hedeflemekte” dedi. 
 
‘KÜRTLER AKILLICA BİR SİYASET YÜRÜTTÜ’ 
 
Yaşanan saldırıların bölge halklarını derinden etkilendiğini söyleyen Berwarî, “Kürtler geniş bir coğrafyaya yayılmış durumdalar. Her ne kadar saldırıların hedefi olan Rojhilat’taki Kürtler bu savaştan en çok etkilenen kesimlerin başında yer alsa da farklı coğrafyalarda yaşayan Kürtler de bu savaşın en büyük mağdurları. Rusya’nın güneyinden, Azerbaycan, Türkiye’nin doğusu ve Afganistan’a kadar geniş bir coğrafya Kürdistan’dır. Bu denli geniş bir coğrafyaya yayılan Kürtlerin bu savaşın bir tarafı olması için hegemon güçler canla başla çalışıyor. Ancak buna karşı Kürtler akıllıca bir siyaset yürüttü. Kürtler bu planlanan küresel sermayedarların savaşının bir parçası olmadı. Buna karşı Güney Kürdistan saldırıların hedefi oldu. Birileri Kürtleri savaşın merkezine çekmek istese de bu işe yaramadı. Kürtler bu savaşın içine çekilseydi, kazanımları tehlikeye girerdi” diye konuştu. 
 
‘KÜRTLER TARİHTEN DERS ÇIKARDI’
 
“Kürtler bu savaşta hangi tarafta yer alırlarsa alsınlar kaybeden taraf olacaklardı” diyen Berwarî, Kürtlerin tarihten dersler çıkardığını kaydetti. Kürtlerin yüz yıl önceki Kürtler olmadığını vurgulayan Berwarî, “Kürtler ağır süreçler yaşadılar. Kürtler çözümsüz olmadığı gibi kimseye de mecbur değiller. Kürtler küresel sermayedarların kara gücü olmak zorunda değil. Kürtler 300 yıldan fazladır Osmanlı ve Safeviler arasında taraf olmanın sancılarını yaşıyorlar. Kürtler bu nedenle bu savaşta bir taraf olmamalı. Ancak Kürtler her senaryona hazırlıklı olmalı. Siyasetin, diyaloğun ve diplomasinin kapıları sonuna kadar aralanmalı. Kürtler, çıkarları için herkes ile diyalog içinde olmalı ve adımlar buna göre atılmalı” diye belirtti. 
 
‘KOMPLO DEVAM EDİYOR’
 
Kürtlerin kendilerine karşı oynanan oyunlara Rojhilat’ta siyasi bir ittifak ile cevap verdiğini dile getiren Berwarî, “Kürtler bugüne kadar birlik olmamanın acılarını fazlasıyla yaşadı. Bugün Kürt partileri arasında bir siyasi ittifakın olması umut vericidir. Ancak bu ittifakın sadece siyasi alanda değil her alanda yapılması gerek. Kürtlerin her kesiminin bu ittifaka destek vermesi ve katılması gerek. Bu ittifakın halk arasında benimsenmesi için herkesin katılması elzemdir. Biran önce siyasi ittifakın bir askeri ittifaka dönüşmesi gerek. Bu en önemlisidir. Kürtler her alanda birliklerini sağlarsa hiçbir dış gücün maşası olmazlar. Kürtler Rojava’da yaşananları unutmaması gerek. Önder Apo’ya dönük 1999’da devreye konulan uluslararası komplo devam ediyor. Kürt özgürlük hareketini yok etmek için bu komplo farklı senaryolar ile sürdürülmek isteniyor. Dört parça Kürdistan’da Kürtler bu komplolara karşı uyanık olmalı” ifadelerini kullandı.  
 
‘BAŞÛR KÜRDİSTAN İÇİN KRİTİK EŞİK’ 
 
Küresel sermaye güçlerinin İran’ın Ortadoğu’da etkisini kırmak için Irak’a müdahale edebileceği ve bunun Federe Kürdistan Bölgesi’ne yansımalarının olacağı uyarısında bulunan Berwarî, “Bu savaşın stratejik hedeflerinden biri İran’ın Ortadoğu’da etkisini sonuna kadar kırmak. Yemen’den Filistin, Lübnan’a kadar her yerde İran’ın etkisini yok etmek istiyorlar. Libya’da yaşatılan senaryonun bir benzeri Irak ve Afganistan’da hayata geçirildi. İran için de aynı senaryonu yaşatmak istediler ancak amaçlarına ulaşmadılar. Başûr Kürdistan için kritik bir eşik geliyor. Buna karşı Başûr Kürdistan hükümetinin takındığı siyasi tavır; ulusal, demokratik, barışçıl, Kürtlerin çıkarlarını önceleyen bir siyaset değil. Biran önce Güney Kürdistan’da her alanda birlik sağlanması gerekirken hala bir hükümet kurulmuş değil. Halkın beklentisi ulusal bir ordu iken siyasi partiler bu güçler üzerinden ellerini çekmemekte ısrarcı. Ordu ile siyasi partiler birbirinden ayrılmalıdır. Başûr Kürdistan’da binlerce farklı medya kuruluşu var ve bunların hepsi siyasi partilere bağlı. Bağımsız, tarafsız bir kurum ve kuruluştan bahsetmek mümkün değil. Bu durum da özgürlük ve demokrasinin önünü tıkıyor. Bu siyaset kimseye kazandırmaz. Bir an önce bu siyaset terk edilmeli. Önümüzdeki günlerde saldırıların artacağına dair emareler varken Başûr Kürdistan siyasetçileri buna göre hareket etmeli. Birlik sağlanması durumunda halk sonuna kadar saldırılara karşı durur. Nasıl Rojava için halklar meydanlara aktıysa Başûr içinde aynısını yaparlar.” 
 
MA / Emrullah Acar