Gimgim kendisi için 35 yıldır balın diyarı!

Paylaş:

MÛŞ - Bitki çeşitliliği ve elverişli iklim koşullarıyla arıcıların uğrak yeri olan Gimgim'a Antalya'dan gelen arıcı Serkan Doğan, arıcılığın önemine ve zorluklarına değindi. 

Kürdistan'ın zengin bitki örtüsü ve iklim koşulları, arıcılık ve bal üretimi için elverişli bir ortam sağlıyor. Pek çok kent gibi Mûş da arıcılık faaliyetinde önemli bir yerde duruyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü'nün 2025 yılı verilerine göre, 438 arıcılık işletmesi olan Mûş'ta 60 bin 223 arı kovanı bulunuyor. Muş Alparslan Üniversitesi'nin paylaştığı son verilere göre ise kentte 64 bin yerli kovan bulunurken, yaz aylarında diğer kentlerden gelen arıcılarla birlikte kovan seviyesi 125 bini geçiyor. 
 
Her yıl Antalya’dan Mûş’un Gimgim ilçesine Mayıs ayı başında gelen Serkan Doğan, arıcılığı Qûrçik köyünde yürütüyor. Aslen Ordu'lu olan ve 1991 yılından itibaren her yaz Gimgim'a gelen, 2008 yılından itibaren ise Qûrçik köyünü tercih eden Doğan, kentler arasında yürüttüğü arıcılığı ve aynı zamanda zorluklarını anlattı.
 
'NAKLİYE ÜCRETİ YÜZDE 100 ARTTI'
 
Şubat ayında önce Ordu’dan Antalya'ya geçtiklerini, Mayıs ayında da Gimgim'a geldiklerini belirten Doğan, devletin nakliye ücretlerine destek sunmadığını söyledi. Doğan, "Devletten istediğimiz piyasadaki sahte bal üretimini bitirsin. Maliyetimiz nakliye, şeker, ulaşım. En büyük maliyet bizim için ulaşım. Antalya'ya bir kişinin gidip gelmesi 10-15 bin lira. Nakliye ücreti ise 85 bin lira. Geçen yıl ile arasında 45 bin lira fark var. Neredeyse yüzde 100 zam oldu. Aile düzenimiz olmuyor. Çocuklarımız köyde kalıyor, ayrı düşüyoruz. Eşimle birlikte bu işi yapıyoruz" dedi.
 
'OLMAZSA OLMAZIM ARICILIK'
 
Devletin kendilerine herhangi bir teşvik vermediğini vurgulayan Doğan, piyasadaki sahte balın işlerin olumsuz etkilediğine dikkat çekti. Gimgim'daki bitki örtüsüne de değinen Doğan, "Bin bir çeşit bitki var. Söğütten, geven, kekiğe bin bir çeşit çiçek var. Çarçur çiçeği var bu bölgede. Bunun nesli tükenmek üzere. Yaylalarda var. 9'uncu ayda açar ve tek gözlüdür. Bitkilerden dolayı baldaki kalite farkı analizde anlaşılıyor. Elimizden geldiğince en iyi balı yapmaya çalışıyoruz. Ekim ayından sonra arıları Antalya'da kışlık yatağına bırakıyorum. Olmazsa olmazım arıcılık" diye belirtti. 
 
KRALİÇE ARININ ÖNEMİ
 
Gimgim'a çocukluğundan beri geldiğini kaydeden Doğan, bölge halkıyla ilişkilerinin sıcak olduğunu ve iyi karşılandıklarını dile getirdi. "Sorarlarsa birinci memleketim Ordu ikinci Varto derim" diyerek, Gimgim'a olan sevgisini anlatan Doğan, Gimgim'a geldikten sonra bal üretimine başladıklarını ifade etti. Kovanlar için büyük öneme sahip olan kraliçe arıya dair bilgi veren Doğan, "Kraliçe arı öldüğü zaman kovan biter. Arılar, anaları olmadığında yaşama süreleri 40 gün. Ana arılar 3 yıl yaşar. Kraliçe arı öldüğünde arılar kendileri kraliçe arı seçer ya da yapar. Ama biz yaptırmıyoruz. Kraliçe arıyı da kendimiz yapıyoruz. Suni tohumlama yapıyoruz" ifadelerini kullandı. 
 
MA / Can Kırbaş