Balıkçıların nöbeti sürüyor: Gerekirse Ankara'ya yürürüz

Paylaş:

RİZE - Pazar ilçesinde yapılmak istenen kafes balıkçılığına karşı nöbet eylemini sürdüren balıkçılar, geçim kaynaklarını korumak için mücadeleye devam edeceklerini gerekirse Ankara'ya yürüyeceklerini vurguladı. 

Rize’nin Pazar ilçesine bağlı Balıkçılar köyü sakinleri, sahile kurulması planlanan kafes balık çiftliği projesine karşı başlattığı nöbet eylemi 7’nci gününde sürüyor. Zelek Limanı açıklarında Kuzuoğlu Grup, Günvak 1 ve Günvak 2 tarafından kurulmak istenen kafes balık çiftliğine karşı Balıkçılar köyü halkı, Kuzuoğlu Grup tarafından 7 gün önce sabahın erken saatlerinde balıkçıların limanının karşısında sahile gizlice 1 adet kafes yerleştirilmesi ve yeni kafesler getirilmek istenmesine karşı başlattığı nöbet eylemini başlamıştı. 
 
Nöbet tutan balıkçı kadınlar ise yetkililerin verdikleri sözleri tutmasını isterken, sözler yerine getirilmezse 20 gün sonra seslerini Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a duyurmak için Ankara’ya yürüyeceklerini açıkladı.
 
Yetkililerin kendilerini 7 ay oyaladığını vurgulayan kadın balıkçı Hacer Yurtsever, “Yaklaşık 2 yıldır bununla mücadele ediyoruz. Biz kadınlar limanımıza sahip çıktık, denizimize sahip çıktık. Bize Ekim ayında 'Tamam, bu iş bitti. Daha bu toplantıyı yapmanıza, nöbet tutmanıza  gerek yok. Kafesler kurulmayacak' dediler. Biz de inandık ama aslında hava şartları bozuktu, o yüzden yapılmadı. Hava şartları düzelince tekrar bir kafes kurdular. Şu an bir tane gözüküyor ama oraya eminim ki 60 taneden fazla koyacaklar. Şu an masum görünüyor ama bunun ne kadar tehlikeli bir başlangıç olduğunun habercisi bu.Bunu resmileştirecekler. Vali beyle görüşmedim ama o da namus sözü vermiş. Büyüklerimize, devletimize güveniyorum. Buna güvenmezsek kime güveneceğiz? Bundan sonrasını formalite icabı yapıp sonra kaldıracaklarına söz verdiler. Ben hâlâ inanmak istiyorum. Çünkü güzel sözler verildi, büyük insanlar bundan dönmez diye düşünüyorum” dedi. 
 
'EKMEĞİMİZİ ZENGİNLERE Mİ VERECEKLER'
 
60 yıldan beri balıkçılıkla geçimini sağlayan Minur Kuru da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenerek, “Bizim balıkçı soframızı kaldırıp, işgalcisine şirketlere kucak açılmasına biz karşıyız. Ya bu devlet milletten yana mı olacak, yoksa şirketlerden yana mı olacak? Valiye de kaymakama da güvenmiyorum. Bunları buradan kaldırsınlar. Bizim ekmek soframıza mani olmasınlar. Yani ille de yapacaklarsa biz de yaptırmayacağız. Eğer yapmaya kalkarlarsa ya bu köylüyü komple, topyekün 400 haneyi buradan sürecekler, ya da İsrail gibi işgal edecekler, bizi kurşuna dizecekler. Böyle bir haksızlık bu millete yapılır mı ya? Adamın ekmeğini alacaksın ağzından. Zengini daha zengin yapacaksın. Ya devletin parasını şirkete mi verecek? Bizim ekmeğimizi alıp onlara mı yedirecekler" ifadelerini kullandı. 
 
BALIKÇILAR HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULUYOR
 
Kendilerini yıldırmak için Kuzuoğlu Grubun çalışmalarını engelledikleri, gerekçesiyle pazarlı balıkçılardan şikayetçi olunduğunu kaydeden Kadri Yurtsever ise “Balıkçı köyü direnmeye devam ediyor ve Allah’ın izniyle devam edecek. Bizim sorunumuz şu: Kuzuoğlu şirketi basın açıklamalarında 'Artvin’in yarısını içeri attım' diyor. Burada da oynamak istediği oyunun bu olduğunu düşünüyorum. Sürekli hakkımızda suç duyurusunda bulunuyor. Hiç bulunmadığımız yerlerle ilgili suçlamalar yapılıyor. Örneğin Fındıklı’da eylem yaptığımız söyleniyor ama ben Fındıklı’ya hiç gitmedim, katılmadım. Olur olmaz sebeplerle davalarla karşı karşıyayız. Sürekli ifade veriyoruz. İsterlerse dava açmaya devam etsinler bizi susturamazlar yılmayacağız mücadeleye devam edeceğiz” dedi.
 
'GEREKİRSE ANKARA'YA YÜRÜRÜZ'
 
Başka bir kadın balıkçı da "Bu kafes meselesi yüzünden günlerdir, hatta geçen yıldan beri köy halkı ve çevre köylerde yaşayan herkes tedirgin. Yüzyıllardır bu deniz, bu köylerin ekmek teknesi. Ama şimdi birkaç uyanık ve zengin kişiye peşkeş çekilmek isteniyor. Yıllardır bu köyler, hükümetin oy sandığı olarak görülüyor ama bugün bu insanlara haksızlık yapılıyor. Vatandaşın ekmeği alınıp başkasına veriliyor. Haksızlık yapılıyor" diye konuştu. 
 
Yetkililerin verdiği sözlere inanmadığını söyleyen başka bir kadın balıkçı da “Tabii ki buradayız. Köyümüz, denizimiz, çocuklarımızın geleceği için buradayız. Çocuklarımız için direneceğiz. Biz yaşlandık ama gelecek nesle güzel bir yer bırakmak istiyoruz. Ama verilen sözler tutulmadı. Gerekirse buradan yürüyerek Ankara’ya kadar gitmeye hazırız. Başka çaremiz kalmadı. Gelecek nesil için ne gerekiyorsa yapacağız" diye belirtti. 
 
Diğer balıkçılar da geçim kaynaklarını savunmak için mücadeleye devam edeceklerini, gerekirse Ankara'ya yürüyeceklerini vurguladı. 
 
MA / Selda Karafazlı 
İlgili Haberler
COP31 Zirvesi’ne karşı Halkların İklim Zirvesi: Mücadele eden herkesi bekliyoruz
COP31 Zirvesi’ne karşı Halkların İklim Zirvesi: Mücadele eden herkesi bekliyoruz

Antalya’da düzenlenecek COP31 Zirvesi’nin halkın ve doğanın değil, sermayedarların zirvesi olduğunu belirten DEM Parti Ekoloji ve Tarımdan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Akın, zirveye karşı düzenlenecek Alternatif Halkların İklim Zirvesi için çağrı yaptı.

Yağmurun getirdiği ‘bereket’ de maliyetlere yetmedi
Yağmurun getirdiği ‘bereket’ de maliyetlere yetmedi

Türkiye'de rekor yağışlar hububat rekoltesini artırıp, çiftçiyi sevindirse de artan maliyetler karşısında yağışlarla gelen “bereket” de yeterli olamadı. Girdi maliyetleri ve finansal baskılar karşısında elinde ödeyemediği banka borçları kalan çiftçi, borçları kapatmak için ekipmanları satmak zorunda kaldığını belirtti.

Küresel ısınmanın tarıma maliyeti 20 milyar doları aştı
Küresel ısınmanın tarıma maliyeti 20 milyar doları aştı

Küresel ısınmanın neden olduğu aşırı sıcaklıklar ve kuraklık, mısır, buğday ve soya fasulyesi üretiminde yılda 20 milyar doları aşan ekonomik kayba neden oldu.

Zîlan Vadisi’ne akıtılan termal sular ekosistemi tahrip ediyor
Zîlan Vadisi’ne akıtılan termal sular ekosistemi tahrip ediyor

Geliyê Zîlan'da yürütülen Jeotermal Kaynak Sondajı ve Sıcak Su İletim Hattı Projesi, bölgeyi tahrip ederken, ortaya çıkan ağır metal içerikli termal sular, tarım üretimi ve insan sağlığı üzerinde ciddi riskler doğuruyor.

İstanbul barajlarındaki doluluk oranı düşüyor
İstanbul barajlarındaki doluluk oranı düşüyor

İstanbul’a su sağlayan barajlardaki doluluk oranındaki düşüşler devam ediyor.