Katledilen Alev Koç’un avukatı: Organize bir yapı veya azmettiriciler olabilir

Paylaş:
MEREŞ - Alev Koç’u katleden Hasan Hüseyin Subaşı'nın katliamdan bir gün önce “açık hat”la "Vatan EMT" denilen şahısla mesajlaştığı ortaya çıktı. Koç Ailesi’nin Av. Bülent Duran, Subaşı’nın “Bu kadın beni yakacak, bu bilgiye sahip olduğu için öldürülmesi gerekiyor” söylemlerinin dosyaya girdiğini belirtti. 
 
Mereş’in Pazarcık ilçesinde 9 Şubat’ta katledilen Alev Koç’un davasına ilişkin detaylar, ortaya çıkmaya devam ediyor. Katliamın ardından Dîlok’ta teslim olan ve suçunu itiraf eden fail Hasan Hüseyin Subaşı hakkında yürütülen soruşturmada "kısıtlılık kararı" devam ederken, Koç ailesinin avukatı Bülent Duran, dosyaya dair önemli bilgiler paylaştı. 
 
 
Av. Duran, katliamın arka planındaki ilişkilere dikkat çekerek, olayın sadece münferit bir kadın katliamı olmadığını, organize bir yapının veya azmettiricilerin varlığına dair güçlü şüphelerin olduğunu belirtti. 
 
Soruşturmadaki gizlilik kararı nedeni ile aile avukatları olarak bilgiye erişimlerinin kısıtlandığını belirten Duran, ceza muhakemesi kanunundaki kısıtlılık kararlarının sanık müdafilerine yönelik olması gerekirken mağdur taraf aleyhine işletilmesini eleştirdi. Duran, "Biz ailenin avukatıyız. Ceza Muhakemesi Kanunu, mağdur olan müşteki tarafa dosyanın kısıtlanmasını öngörmez. Ancak dosyada kısıtlılık olduğu için sağlıklı bilgiye ulaşmakta zorluk yaşıyoruz" dedi.
 
'DEVLET İLİŞKİSİ' İDDİASI
 
Fail Subaşı'nın ilk teslim olduğu an ile sonraki süreçte verdiği ifadeler arasında derin çelişkiler olduğunu ifade eden Duran, "Fail, cinayeti işledikten sonra Antep’e gelerek Terör Savcılığına teslim olmuş ve suçu itiraf etmiştir. Ancak bir gün sonra Alev Koç'un Narlı'da bir aracın içerisinde ölü bulunmasının ardından failin ifadesi değişmiştir. İkinci ifadesinde cinayeti reddetmiş, olayı bir kıskançlık meselesine indirgemeye çalışmış ve cinayeti işlemediğini ileri sürerek suçu kurgusal bir boyuta taşımıştır” diye belirtti. 
 
Duran, failin ifadesinde Fransa’dan döndükten sonra İstanbul Havalimanı’nda "devlete hizmet etmek adına edindiği bilgileri arz etmek için" ilgili makamlara gittiğini, İstanbul Vatan Emniyet ve Antep Emniyet müdürlüklerinde dönem dönem ifadeler verdiğini belirttiğini söyledi. Duran, failin doğrudan “Terör Savcılığına” giderek teslim olmasını da bu ilişkiler ağının bir göstergesi olarak değerlendirdi.
 
CİNAYETTEN ÖNCE MESAJLAŞMA VE BİLGİ SAHİBİ OLAN KİŞİLER
 
Dosyaya giren jandarma ve bilirkişi raporlarından ulaştıkları bilgileri paylaşan Duran, katliamın işleneceğinden daha önce haberdar olan ve faili vazgeçirmeyen şahısların varlığına dikkat çekti. Duran, "Bilirkişi raporuna göre, fail cinayetten önce bir telefon görüşmesi ve mesajlaşma gerçekleştiriyor. Mesajlarında 'Ben bu kadını öldüreceğim' diyerek niyetini açıkça belirtiyor. Karşıdaki muhatabı ise şaşırıyor ancak faili vazgeçirmek konusunda hiçbir telkinde bulunmuyor. Hatta failin 'Bu kadın beni yakacak, bu bilgiye sahip olduğu için öldürülmesi gerekiyor' şeklindeki düşüncesine karşılık, muhatabı 'Bu iyi olmamış, bir düşünelim' diyerek cinayete itiraz etmiyor. Bu durum, cinayet işlenmeden önce birilerinin bu durumdan kesinlikle bilgisi olduğunu ortaya koymaktadır" dedi.
 
'AZMETTİRİCİLER AÇIĞA ÇIKARILMALIDIR'
 
Elde edilen verilerin cinayetin ortaklaşa veya azmettirici bir iradeyle işlenmiş olabileceğini gösterdiğini söyleyen Duran, “Terör Savcılığı” ve soruşturma makamlarına çağrıda bulunarak, "Bu şahıs, failin iradesini güçlendirerek onu azmettirdi mi? Azmettirmek, asli faille birlikte ortak fail olmak demektir. Alev Koç'un sahip olduğu ve failin 'Beni yakacak' dediği o hayati bilgi neydi? Neden öldürülmesini gerektiriyordu? Soruşturma makamları hem bu bilginin kendisine hem de mesajlaşılan karşı muhatabın kimliğine odaklanmalıdır. Fail ifadelerinde 'Bir değerlendirelim' diyerek çoğul cümleler kurmaktadır. Tüm bu sebeplerle Alev Koç cinayeti, başlı başına bir kadın cinayeti olmanın ötesinde çok fazla soru işaretinin barındığı organize bir olaydır” diye kaydetti. 
 
ŞÜPHELER GİDERİLMELİDİR
 
Söz konusu telefon kayıtlarında ismi geçen ve kayıtlarda "Vatan EMT" ya da patates hat (açık hat) olarak nitelendirilen şahısların kimliklerinin “gizlilik” gerekçesiyle kendilerine verilmediğini ifade eden Duran, soruşturmanın eksiksiz tamamlanması gerektiğini belirtti. Duran, devamla şunları söyledi: "Fail ve failler kimlerdir? Kimler bu iradeyi güçlendirdi, kimler yardım etti? Fail buraya geldiğinde kimlerle görüştü ve arkasında başka kimler var? Bu soru işaretleri giderilmediği ve delil araştırmaları derinleştirilmediği müddetçe Alev Koç cinayeti bütün yönleriyle açığa çıkarılmamış olacaktır. Soruşturma makamının görevi tüm şüpheleri ortadan kaldıracak delil araştırmalarını yapmaktır. Kamuoyunun da bu gerçekleri bilmesini istiyoruz."
 
MA / Ekrem Tunçoğlu
 
İlgili Haberler
Wan Barosu'ndan Rojin Kabaiş’in kesin ölüm nedeninin tespiti için başvuru
Wan Barosu'ndan Rojin Kabaiş’in kesin ölüm nedeninin tespiti için başvuru

Wan Barosu Kadın Hakları Merkezi, Rojin Kabaiş’in akciğerinde su bulunmamasına rağmen ölüm nedeninin “suda boğulma” olarak geçmesine itiraz ettiklerini ve gerekli testlerin yapılması için başvuruyu yaptıklarını ifade etti.

Mahkemeden tahliye isteyen failin avukatına ‘yaşam hakkı’ sorusu
Mahkemeden tahliye isteyen failin avukatına ‘yaşam hakkı’ sorusu

Merve Nur Yararlık’ı katleden Bülent Arpacı’nın avukatı, müvekkilinin hasta olduğunu ve yaşam hakkının gözetilmesi gerektiğini belirtmesi üzerine mahkeme başkanı, “Ölen kadının yaşam hakkı yok muydu?” diye sordu.

Samiye Karabıyık’ı katleden faile ağırlaştırılmış müebbet
Samiye Karabıyık’ı katleden faile ağırlaştırılmış müebbet

Antalya’da 10 yıl önce Samiye Karabıyık’ı katleden Murtaza Karaca’ya ağırlaştırılmış hapis cezası verildi.

Hezex'te şüpheli kadın ölümü
Hezex'te şüpheli kadın ölümü

Hezex'te 20 yaşındaki Azize Yalman, şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

KCDP’den 6 aylık rapor: Kadınların yüzde 61’i evde katledildi
KCDP’den 6 aylık rapor: Kadınların yüzde 61’i evde katledildi

KCDP'nin yılın 6 ayına ilişkin paylaştığı verilere göre, 150 kadının katledildi, 151 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. Kadınların yüzde 61’i evde katledilirken, şüpheli ölümlerin de yüzde 64’ü evde gerçekleşti.