HATAY - EMEP Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak, NATO'nun savaş politikalarına dikkat çekerek, bütçenin silahlanmaya değil tarım, eğitim ve sağlığa ayrılması gerektiğini söyledi.
NATO Zirvesi’nin Ankara’da yapılmasına dönük tepkiler sürüyor. Zirvede alınan “savaş” kararlarının da başta Ortadoğu olmak üzere dünyaya istikrar değil, kaos getireceği yorumları da sıkça kamuoyuna yansıyor.
Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak, NATO Zirvesi’ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ankara’da gerçekleşen NATO Zirvesi’ne ve ABD'nin bölge politikalarına dikkat çeken Başkavak, zirveden barış değil, savaş kararları çıktığını vurguladı. Başkavak, "Trump, Erdoğan’a 'istediğini vereceğim' derken, Türkiye sınırlarından İran’a yönelik askeri hareket kararlarını ilan etmiş oldu. ABD, NATO eliyle tüm üye ülkeleri ve Türkiye’yi İran savaşına dahil etme çabasında. Trump, NATO ve Türkiye’ye büyük görevler düştüğünü söylüyor. Nitekim Hürmüz Boğazı’nın kapatılması tartışmaları sürerken, ABD Türkiye’ye boğazın açık tutulması ve mayın temizleme görevleri yüklemek istiyor. İki günlük zirvede 50 milyar dolarlık silah ticareti yapıldı; Ukrayna’ya 75 milyar dolarlık askeri yardım kararlaştırıldı. Savaşın körüklendiği ve ABD’nin dünya jandarmalığını pekiştirmeye çalıştığı bir süreçten geçiyoruz" dedi.
'SAVAŞA YÜZDE 5, TARIMA BİNDE 2 BÜTÇE'
Silahlanmaya ayrılan devasa kaynaklar ile yerel üreticinin ve halkın yaşadığı derin yoksulluk arasındaki çelişkiye değinen Başkavak, AKP iktidarının bütçe tercihlerini eleştirerek, "Geçen yılki NATO Zirvesi’nde gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 5’inin savunma sanayisine aktarılması kararlaştırılmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün yüzde 3,5 ayırdıklarını, bunu yüzde 5’e çıkaracaklarını söyledi. Peki, bir tarım bölgesi olan Samandağ’daki narenciye üreticisinin, çiftçinin ihtiyacı daha fazla silah mı? AKP’nin 2006’da çıkardığı Tarım Kanunu’nda 'Tarım desteği milli gelirin yüzde 1’inden az olamaz' denmesine rağmen, üç yıldır tarıma ayrılan pay sadece binde 2 seviyesinde. Savaşa yüzde 3.5-5, tarıma binde 2! Savaşa karşı çıkmak; bu ülkenin tarımına, geleceğine, eğitimine ve çocukların yarınlarına sahip çıkmaktır" ifadelerini kullandı.
MÜCADELE VURGUSU
ABD’nin ve emperyalist güçlerin bölgede barış tesis edemeyeceğinin altını çizen Başkavak, "38 trilyon dolar kamu borcu olan bir ABD’nin, kendi krizini savaş politikalarıyla aşmaktan başka çaresi yok. Ne İran’da ne Venezuela’da ne de Ortadoğu’da gerçek bir barış istemiyorlar. Amaçları diz çöktürerek yeraltı ve yerüstü kaynaklarına el koymaktır. ABD eliyle bu bölgeye ne refah ne de barış gelir. NATO’dan çıkılmadığı, Türkiye’deki tüm yabancı ve Amerikan üsleri kapatılmadığı ve anti-emperyalist mücadele yükseltilmediği sürece bu cendereden kurtulmamız mümkün değildir. Kaynaklar silaha değil; eğitime, sağlığa ve halkın geleceğine aktarılmalıdır” dedi.
MA / Hamdullah Yağız Kesen - Mehmet Güleş