Barış Vakfı yönetim üyesi Sevgi İnce: Süreçte aktif rol almak istiyoruz
İSTANBUL - Çerçeve yasaya dair konuşan Barış Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Sevgi İnce, izleme kurullarında sadece milletvekillerinin yer almaması gerektiğini söyleyerek, ”Güven ortamını tesis edecek en önemli organların STK’lar ve hak temelli çalışan kurumlar olduğunu biliyoruz" dedi.
Çerçeve yasanın oy çokluğuyla Meclis'ten geçmesiyle yeni bir aşamaya geçildi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın yasal statüsü başta olmak üzere demokratikleşme adımlarına dair başlıkların yasa da yer almaması birçok kesim tarafından eleştiriliyor. Barış Vakfı yönetim kurulu üyesi Sevgi İnce çıkan çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Sevgi İnce, yüzyıla aşkın devam eden Kürt sorununun çok boyutlu olduğunu ve son elli yılda oldukça çatışmalı geçtiğini ifade etti. Çatışmanın bedellerini, can kayıpları, ekonomik, kültürel ve hukuksal boyutlarıyla oldukça yakıcı yaşandığını da söyleyen Sevgi İnce şöyle konuştu: “Toplumu temsil eden siyasi partilerin sürece dahil olması çok kıymetli. Meclis komisyonunda çıkan maddelerden 6 ve 7’nci maddeye baktığımızda çok önemsedik. Çerçeve yasanın eksikleri var ama bu çok kıymetli bir adım. Dünyadaki tecrübeler baktığımızda da çok eksikleri olan bir yasa, çok daha açık olabilirdi. Belirsiz kalan çok nokta var. Daha önce Kürt sorununun, Meclis çatısı altında konuşulduğu ve yasal çerçevenin oluştuğu bir dönemi yoktu. Yasal çerçevesi oluşmuş bir konun teklifi olarak kabul gördü. Bunun önemli noktalarından biri de sadece komisyona üye veren partilerden değil milletvekillerinin de ezici bir çoğunlukla destek veriyor olması. Toplum kutuplaştı dünya başka bir yere evirildi ve yanı başımızda savaş ciddi bir boyut aldı. Kendi iç sorunlarımız gün geçtikçe artıyor. Negatif barış sürecinden pozitif barış sürecine evirilecek bir yasa metni olarak görmek gerekir. Bu yasada emeği olan tüm siyasi partilere ve milletvekillerine de teşekkür ediyorum.”
‘YASAL GÜVENCELERE İHTİYAÇ VAR’
Türkiye'de kanun ve yasaların, doğru işlenmediğini vurgulayan Sevgi İnce, “Anayasa mahkemeleri adaletli kararlar vermediği için yasanın çıkması bir sonuç değil mücadelenin devamıdır. Barış Vakfı ilk günden sürece ilişkin açıklamasını yaptı. Bizde bu sürecin içinde yerimizi almak istiyoruz. Meclis Başkanına da çağrı yaptık. Aynı zaman da bütün siyasi parti liderlerine mektup gönderdik. İzleyen konumunda değil bir birey ve kurum olarak takipçisi olmak istiyoruz. Yasa teknik olarak silahlı bir örgüt mensuplarıyla sınırlı gibi görünüyor. Ama negatif barıştan pozitif barışa evirilmenin başka yöntemlere ihtiyacı var. Daha fazla yasal çerçeveye ve toplumsallaşmasına ihtiyacımız var. Sorun çok büyük ve katmanlı. Anadil, ekonomik boyutları ve silahlı mücadele sonrası siyasete katılım konusu var. Kürt halkının, yasal ve fiilen güvence altına alınması gereken hakları var” dedi.
‘ESKİNİN TEKRARLANMASINI İSTEMİYORUZ’
Sevgi İnce, “Doksanlardan beri devam eden bir göç var. Yasal güvencesi olmadığı için düşünce ve fikir hürriyeti elinden alınan insanlar yurtdışına göç etmek zorunda kaldılar. İnsanların göçlerine sebep olan sorunların ortadan kaldırılması gerekiyor. Ülkeye dönen insanlar nasıl bir atmosferle karşılaşacağını bilmiyor. Çıkan yasa bu durum kapsamıyor. Daha öncede barış grupları gelmişti. Barış Meclisi ve Barış Vakfı olarak önceki süreçle de mücadele ediyorduk. Gelen gruplar oldu. Avrupa’dan gelen, dağdan gelen gerillalar vardı. O zaman karşılaşılan durum çok da iç açıcı olmadı. Yargılanan ve uzun süre cezaevinde kalanlar oldu. Yeniden tekrarlanmamasını istiyoruz. Ortada bir davet ve çözüm arayışı var. O zaman alt yapısının da hazırlanması lazım.”
‘GÖZLEM KURULUNDA YER ALMAK İSTİYORUZ’
Sevgi İnce, sürecin devamında da çalışmalara devam edeceklerini söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: “Meclise verilen yürütme ve gözlem kurullarının içerisinde yer alma talebinde bulunduk. Dünyadaki çatışma deneyimlerinde yeri geldiğinde o çatışma masaları problemler pürüzler çıkabiliyor. Bu yüzden Meclis’te süreç yürütülürken biz de dâhiliye sağlayarak orada bulunmak istiyoruz. Toplum lehine döndüğümüzde bu izleme heyetinde yer almak çok önemlidir. Sadece milletvekillerinden oluşmaması gerekir. Bu güven ortamını tesis edecek en önemli organlardan bir tanesi de Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ve hak temelli çalışan kurumları olduğunu biliyoruz. Özellikle gri kalan alanlara hitap etmek çok önemli. 2015 Türkiye’si sonrasında toplumun birçok kesimi birbiri ile konuşmuyor ve dinlemiyor. Herkesin kendi sorunların gömüldüğü ve kendi sesinden başka ses duymadığının farkındayız. Demokratik bir ortam için bunu da ortadan kaldırılması gerekiyor. Bir bilgi birikimi söz konusu daha önce heyetler oluşturulmuştu. Çatışma çözümü için değerli akademisyenlerimiz var. Değerlendirmelerimizi yapıp bu yeni sürece ve ihtiyaçlarımıza nasıl cevap olacağımızı biliyoruz. Çalıştaylar yapılarak raporlar yayınlandı. Yasa çıkmadan önce de yasanın çıkması gerektiği yönünde çalışmalar yapıyorduk.”
‘ÜSTÜMÜZE DÜŞENİ YAPACAĞIZ’
Bütün süreçlerde aktif bir şekilde yer edinmek istediklerinin altını çizen Sevgi İnce, “Siyasi partiler kendi taleplerini götürebilir ama toplum yararına olan STK’lar olarak barış için üstümüze düşen tüm sorumlulukları yerine getirmeye hazırız. Artık sadece sorunu konuşmuyoruz sorunun çözümünü de konuşuyoruz. Birçok alanda emek verildi ama 'sorun vardır' söyleminden ileri gidememiştik. Artık geldiğimiz noktada durum böyle değil. Siyasi iktidarların da bir politikası ve ihtiyaçları olduğunu biliyoruz. Ancak geldiğimiz aşamada artık çözümü konuşuyorsak. Daha rasyonel olmamız gerekli. Çatışmanın bedellerinin de nasıl giderileceğini dönük somut politikalara ihtiyacımız var” diye belirti.