‘Göç politikaları insan hakları eksenli yeniden düzenlenmeli’

Paylaş:
ANKARA - Dünya Mülteciler Günü dolayısıyla açıklama yapan DEM Parti, iltica hakkının uluslararası hukuk çerçevesinde eksiksiz uygulanmasını ve göç politikalarının insan hakları eksenli şekilde yeniden düzenlenmesini talep etti. 
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Göçmen ve Mülteciler Komisyonu, 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü dolayısıyla açıklama yaptı. Açıklamada, savaşların, yoksulluğun, açlığın ve ekolojik krizlerin dünya genelinde kitlesel göçleri artırdığına dikkat çekildi. Açıklamada, savaşların farklı coğrafyalarda yarattığı yıkımın aynı zamanda küresel ölçekte yabancı düşmanlığı ve otoriter politikaların güçlenmesine zemin hazırladığı belirtilerek, göçmenler ve mültecilerin gittikleri ülkelerde temel haklara erişimde ciddi sorunlarla karşılaştığı, düşük ücretli, güvencesiz ve sömürüye açık koşullarda çalışmaya zorlandığı ifade edildi.
 
"Göç küresel bir insanlık gerçeğidir ve adil politikaları zorunlu kılmaktadır" başlığı ile yapılan Rusya–Ukrayna savaşı, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları ve ABD–İsrail–İran hattında yaşanan gerilimler sürerken, Ortadoğu ve çevresinde devam eden çatışmalar milyonlarca insanı yerinden etmeye devam etmektedir. Bölgesel ve küresel güç politikaları göç krizini derinleştirmekte; ekolojik yaşamdan uzaklaşma, sivil halkların yaşam alanlarını daraltmaktadır" denildi. 
 
'GÖÇ MESELESİ KÜRESEL KRİZE DÖNÜŞÜYOR'
 
Göçmenler ile mültecilerin gittikleri ülkelerde temel haklara erişimde zorluk çektiklerine de dikkat çekilen açıklamada ayrıca AB ile yürütülen geri kabul anlaşmalarının göçmenlerin yaşamlarını siyasal pazarlıkların konusu haline getirdiği kaydedildi. Açıklamada, devamla şu ifadelere yer verildi: "Sınır politikaları ve geri itme uygulamaları nedeniyle binlerce insan yaşamını yitirme riskiyle karşı karşıya kalmaktadır. Göç meselesi, insan hakları temelinden uzaklaştıkça daha derin bir küresel krize dönüşmektedir.
 
İLTİCA HAKKI EKSİKSİZ UYGULANMALIDIR
 
İltica hakkı uluslararası hukuk çerçevesinde eksiksiz uygulanmalı, Cenevre Sözleşmesi kapsamındaki coğrafi kısıtlamalar kaldırılmalı, göçmenlerin temel haklara erişimi güvence altına alınmalıdır. Geri gönderme merkezleri kapatılmalı; şeffaf, hak temelli ve denetlenebilir bir göç yönetim sistemi kurulmalıdır. Göç politikaları insan hakları eksenli bir yaklaşımla yeniden düzenlenmelidir. Göçmenlerin eğitim, sağlık, barınma ve çalışma haklarına erişimi güvence altına alınmalı; eşit işe eşit ücret ilkesiyle güvenceli çalışma koşulları sağlanmalı, çocuk işçiliği kesin olarak engellenmelidir. Kadınlar, çocuklar ve LGBTİ+ bireyler başta olmak üzere tüm kırılgan grupların korunması için ulusal ve uluslararası yükümlülükler eksiksiz şekilde yerine getirilmelidir. Yerel yönetimlerin göç politikalarındaki rolü güçlendirilmeli, katılımcı ve kapsayıcı sosyal politikalar desteklenmelidir.
 
20 Haziran Dünya Mülteciler Günü vesilesiyle bir kez daha vurguluyoruz; göç bir suç değildir, mülteci olmak bir tercih değildir. Göç, küresel ve evrensel bir insanlık gerçeğidir. Bu gerçeğe uygun, adil ve insan onurunu esas alan politikaların hayata geçirilmesi zorunludur."