Saadet Partili Kaya: Henüz müzakere edebileceğimiz bir taslak yok!

Paylaş:
ANKARA - Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Bülent Kaya, ihtiyaç duyulan yasaların bir an önce yasallaştırılması gerektiğini belirterek, “Meclis kapanmadan gündeme gelmesi önemli ancak henüz müzakere edebileceğimiz bir taslak yok” dedi.
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat çağrısı ile somutlaşan ve "çerçeve yasa" olarak isimlendirilen yasal düzenlemelerin tartışılması ile devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci kritik bir aşamada devam ediyor. Yasal düzenlemelerin çıkacağı belirtilirken, içeriğine dair tartışmalar ise sürüyor. Temmuz ayı ortasında Meclis'e geleceği ve Meclis kapanmadan yasalaşacağı konuşulan yasal düzenlemeler, aynı zamanda Meclis Komisyonu'nun hazırladığı raporun 7'nci maddesine geçişi de hazırlayacak yasalar olarak belirtiliyor.
 
Saadet Partisi İstanbul Milletvekili ve aynı zamanda Meclis Komisyonu Üyesi olan Bülent Kaya, sürece ilişkin Mezopotamya Ajansı'na (MA) konuştu. 
 
Kaya, Meclis Komisyonu’nun hazırladığı raporun komisyonda bulunan siyasi partilerin ortaklaştığı ve yasalaşması gereken hususların netleştirildiği bir rapor olduğunu belirtti.
 
Raporda yer alan 6’ncı maddenin düzenlenmekte olan “çerçeve yasa” taslağının altını çizen madde olduğunu kaydeden Kaya, "Maalesef Şubat’tan bu yana o zeminde herhangi bir yasa çalışması olmadığı gibi, diğer partilerle paylaşılan herhangi bir bilgi de olmadı. Sadece muhalefetin 'bu yasalar bir an önce çıkmalı' dediği ve hükümetin de işte silah bırakmadan sonra bunlar gündeme gelecek şeklinde açıklamaları vardı. Bugün geldiğimiz noktada sayın Cumhurbaşkanı'nın grup toplantısında ifade ettiği 'PKK'nin silah bırakma sürecini kolaylaştıracak yasal bir düzenlemeyi bir an önce Meclis'e sevk edeceğiz' ifadesi aslında bizim geçmişten beri durduğumuz noktaya bugün hükümetin daha yeni geldiğini ortaya koyuyor. Çünkü bu ve benzeri süreçler şunu gösteriyor; evet silah bırakma bir irade ama o iradenin tamama erdirebilmesi için mutlaka hukuki bir zemin oluşturmak gerekiyordu. En azından iktidarın da artık bu noktaya gelmiş olması ve bu konuda bir adım atacağını söylemiş olması önemli" dedi. 
 
'BİZİMLE PAYLAŞILAN HERHANGİ BİR TASLAK YOK'
 
Kaya, sürecin çıkartılacak günlük yasalarla ilerlemeyeceğini söyledi. "Uzun sürecek bir süreçle karşı karşıyayız" diye devam eden Kaya, "Ama en azından bir başlangıç olması ve o sürece bir zemin teşkil etmiş olması açısından bir kanuni düzenleme yapılmasında fayda var" diye belirtti. Kaya, "Bizimle paylaşılan herhangi bir taslak yok. Bu biraz daha güvenlik bürokrasisinin ve belki sayın Cumhurbaşkanı ile dar çerçevede paylaştığı bir çalışma olabilir" diye kaydetti. 
 
'ÜZERİNDE MÜZAKERE EDEBİLECEĞİMİZ BİR TASLAK OLUŞMADI'
 
Kaya, “Biz partilerin bir araya gelmesi anlamında Meclis’e bir genel görüşme önergesi de verdik. Bu komisyon raporunun gereklerinin konuşulması şeklinde bir önerge hazırlamıştık. O önerge üzerinde bütün siyasi partiler önergenin lehine konuştu fakat AKP ve MHP oylarıyla önerge reddedilmişti. Yaklaşık bir ay önce en azından bu ihtiyacı Meclis zemininde ortaya koymuştuk. Yine farklı platformlarda da bu yasaların bir an önce artık Meclis gündemine gelmesi gerektiğini ifade etmiştik. Buna dair görüşlerimiz zaten komisyon raporunda var ve bunu bir an önce getirin diye bizim de sürekli bir talebimiz, ısrarımız vardı. En azından şu an için Meclis kapanmadan gündeme geliyor olması önemli ama bizim gördüğümüz, henüz üzerinde müzakere edebileceğimiz bir taslak oluşmadı” ifadelerini kullandı. 
 
'DEMOKRATİKLEŞME ADIMLARI KADAMELİ OLARAK DÜZENLENİR'
 
"Çerçeve yasa" taslağına ilişkin yürütülen tartışmalarda her siyasi partinin durduğu farklı yerlerin olduğuna dikkat çeken Kaya, belli adımların atılmasına dönük bir iradenin söz konusu olduğunu söyledi. Söz konusu yasal düzenlemenin belli konularda çözüme hizmet edeceğini belirten Kaya, "çerçeve yasanın" yasallaşması ile beraber farklı düzenlemeler ile kalan noktaların tamamlanacağını belirtti. Kaya, "Dolayısıyla dört başı mamur bir taslak beklememek gerekir. En azından bu süreci olabildiğince hızlandırmaya dönük bir adım olması bile başlangıç açısından bence önemli ve yeterli olur. Komisyon raporunun 7'nci maddesi de zaten Türkiye'deki demokratikleşme ile ilgili bir kısım adımları içeriyordu. Elbette bunlar birbirini tamamlayacak şeyler fakat birbirinin ön şartı gibi görmemek lazım. Yani şuan hayata geçirilecek düzenlemeler ile demokratikleşme adımları sanki birbirinin ön şartıymış gibi görmemek gerekir. Önemli ama ön şart değil. Bu süreç bir taraftan yürür ama Türkiye'nin demokratikleşme ile ilgili talepleri uzun bir yolculuğu gerektirecek adımlar. Onlar da tıpkı bu düzenlemedeki gibi kademeli olarak atılacak adımlarla düzenlenebilecek konulardır. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi'ne dönük operasyonların sürece olan inancı zedelediği konusuna ben de katılıyorum. Fakat bunlar varken acaba örgütün fesih ve tasfiyesine dönük adımlar atılabilir mi şeklinde bir kaygı da taşımamak lazım. Yani her ikisi ayrı ayrı mücadeleyi gerektiren konular diye düşünüyorum" şeklinde konuştu. 
 
'KÖK SEBEPLERİ ORTADAN KALDIRAN ADIMLAR ALITMALI'
 
Kürt Özgürlük Hareketi üyelerinin örgütün fesih kararından sonraki hukuksal durumları ve statülerinin nasıl olması gerektiğine dönük atılması gereken adımların olduğunu söyleyen Kaya, "Silahların tamamen devreden çıkmasıyla beraber örgüt üyelerinin toplumla entegrasyonuna ilişkin bir imkan sağlamak lazım ki tekrar bu konu onlar açısından gündeme gelmesin. Ancak en az bunlar kadar daha önemli olan bir şey var. Bu sorun nihayetinde kök sebeplere dayanıyor. O kök sebepleri ortadan kaldırmaya dönük adımlar atılmadığı müddetçe bugün bir örgüt var, yarın başka bir örgüt gündeme gelebilir. Önemli olan kök sebepleri de ortadan kaldıran bir kısım adımların atılmasıdır. Onların da önemli bir kısmı bu demokratikleşme başlığı altında konuşmamız gereken adımlardır" diye belirtti. 
 
'BÜTÜN KÜRTLERİ KAPSAYACAK BİR HUKUK TESİS ETMEK LAZIM'
 
Kaya, meseleyi yalnızca Türkiye’deki Kürtlerle sınırlı bir çerçevede ele alan yaklaşımının da yetersiz kalacağını da kaydederek, "İster Suriye'de olsun, ister Irak'ta, ister İran'da ya da dünyanın değişik coğrafyalarına dahil dağılmış Kürtleri de kapsayacak bir güvenlik mimarisi ve kardeşlik hukuku tesis etmek lazım. Sadece Türkiye'deki Kürtlerle sınırlı görürsek zaten meseleyi anlamamış oluruz. Hatta bunun bugünlerde gündeme gelip doğmasının temel sebebi Ortadoğu'daki stratejik gelişmeler. Ortadoğu'nun yeniden dizayn edildiği bir süreçte birbirine hasım olan Türk ve Kürtler değil, tam tersine aynı kaderi paylaşmak üzere bir araya gelmiş olan ve birbirlerinin hukukunu korumak üzere sırt sırta verebilecek bir denklem bir vizyon ortaya koymak lazım" dedi. 
 
'BİR AN ÖNCE YASALLAŞTIRMAMIZ GEREKİR'
 
Türkiye ve bölge olarak çok tarihi süreçlerden geçildiğini belirten Kaya, barış sürecini kısa süreli siyasi kazanımlara ya da siyasi endişeler üzerinden heba etmemek gerektiğinin altını çizdi. Kaya, "Daha cesur, daha süratlı kararlar alabilmek lazım. Günün sonunda kazanan bu ülke ve bu coğrafya olacağı için siyasi olarak kazanım veya kayıplarımızı ikinci plana atacak bir anlayış ortaya koymamız gerekir. Onun için ihtiyaç duyulan yasaları bir an önce Meclis zemininde oturup tartışıp bir şekilde yasallaştırmak gerekir diye düşünüyorum" diye belirtti. 
 
MA / Ömer Güngör