Newroz Uysal Aslan: 12’nci Yargı Paketi adalete ve çözüme katkı sunmuyor

Paylaş:
ANKARA - Meclis Adalet Komisyonu'nda görüşülen ve kabul edilen 12'inci Yargı Paketi'ne ilişkin konuşan DEM Parti'li Newroz Uysal Aslan, "AYM’nin iptal kararlarını yeniden getiren ve rutin bir yasa yapma tekniğini ısrarla sürdüren bir düzenlemedir" dedi.
 
Yargı süreçlerinin hızlandırılması ile Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) daha önce iptal ettiği düzenlemelerin yeniden ele alınmasını içeren yaklaşık 30 maddelik 12’nci Yargı Paketi, Meclis Adalet Komisyonu'nda görüşülmesinin ardından kabul edildi. Paket, duruşmalar arası sürenin kısaltılması, idari yargıda tek hakim uygulamalarının genişletilmesi ve icra hukukuna dair değişiklikler gibi teknik düzenlemeleri kapsıyor.
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Şirnex Milletvekili ve Meclis Adalet Komisyonu Üyesi Newroz Uysal Aslan, paketin toplumun temel beklentilerine cevap vermediğini, barış ve demokratik toplum sürecinin hukuki güvencelerinden yoksun olduğunu belirtti. 
 
Newroz Uysal Aslan, “Türkiye’de uzun yıllardır özellikle Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemine geçildikten sonra yasa yapma tekniği ile ilgili çok ciddi boşluklar oluştu. İktidarın istediği yasaları yapma, istemediğini yapmama ya da istediği zaman getirip geçirme yöntemi oturdu” dedi.
 
‘AYM İPTAL KARARLARI TEKRAR GETİRİLİYOR’
 
Paketin yarısına yakın maddesinin daha önce Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini hatırlatan Newroz Uysal Aslan, “Bu 12. Yargı Paketi’nin yarısına yakın maddesi yani 29 maddeydi. Hepsi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş, tekrar geri gönderilmiş ve süresi içerisinde yenilenmesi gereken maddeler olarak geldi. Aslında baktığımızda paketin genel bakışı itibariyle teknik gibi gelebilir ama bu teknik aynı zamanda insanların savunma hakkını, adil yargılanma hakkını, tutukluluk süreçlerini ve uzun yargılamalardan kaynaklı meseleleri içeren temel haklarla doğrudan ilişkili” diye konuştu.
 
‘TOPLUM KRİZ HALİNE DÖNÜŞMÜŞ’
 
Newroz Uysal Aslan, paketin toplumun yaşadığı çok boyutlu krize yanıt vermediğini belirterek, “Toplum kriz haline dönüşmüş. Ekonomiden adalete, kadınlar, gençler, Kürt sorunu çözümü konusunda, Kürt halkının ve diğer halkların beklentileri bugün toplumda daha çok ifade edilen farklı kategorilerdeki toplumsal beklentilerin karşılanacağı bir yargısal paket olması gerekiyor. Ancak maalesef ki bunun çok çok uzağında” diye belirtti. 
 
'SÜREÇ HUKUKİ GÜVENCELERLE GERÇEKLEŞİR'
 
Toplumun en temel beklentilerinden birinin cezaevleri sorunu olduğunu söyleyen Newroz Uysal Aslan, söz konusu pakete ilişkin toplumun beklentilerini aktardı. Newroz Uysal Aslan, "İnsanların beklediği, hapishaneler sorunu temel bir başlık. Gerçekten hapishanelerdeki insan onuruna uygun bir biçimde kalma ve tabii ki cezada da infazda da adalet eşitlik talebi. Bunu en çok isteyenler siyasi tutsaklar. Çünkü aynı zamanda Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin içerisinden geçiyoruz. İki yıl aşkın bir süre geçti üzerinden ve toplumun beklentisi süreç kapsamında hukuki güvencelerdir.  Süreç hukuki güvencelerle gerçekleşir” diye konuştu. 
 
‘PAKET SÜRECİN RUHUNA CEVAP VERMİYOR’
 
Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne işaret eden Newroz Uysal Aslan, paketin bu sürece katkı sunmadığını ifade etti. Sürecin başından beri üç farklı yargı paketinin Adalet Komisyonu'na geldiğini ifade eden Newroz Uysal Aslan, "Yine Plan Bütçe Komisyonu’ndan ve Çevre Komisyonu’ndan birçok yasa geçti. Bu yasaların çoğu da çevre hakkından, kadın haklarından, toplumsal krizlere cevap olmak adına değil, tam tersine var olan sistemin devamcısı gibi göründü. Biz bu paketi teknik olarak eleştiriyoruz. Anayasa'ya aykırı olması, toplumsal beklentilere cevap olmaması yönüyle. Ancak en büyük eleştirimiz; bugün içerisinden geçtiğimiz Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin ruhuna, gereklerine, hukuksal güvence ihtiyacına cevap olmayan bir paket olmasıdır” ifadelerini kullandı. 
 
‘ÖZEL YASA BEKLENTİSİ GÖRMEZDEN GELİNİYOR’
 
İktidarın yaklaşımına dikkat çeken Newroz Uysal Aslan, komisyonda yapılan konuşmalara işaret ederek, "Devlet bu meselesi tamamen bir özel yasanın çıkması ve özel yasadan sonra peyderpey gelebilecek ilişkili yasalarla sürdürmeyi öngörüyor. Ancak bu pakette Kürt sorununun temel talebi olan hapishanelerdeki insan onuruna aykırı durumlar, kayyım meseleleri, uzun tutukluluk tartışıldı. Ancak AYM kararlarına uymayan bir yargı pratiği karşımızda duruyor. Ağırlaştırılmış müebbet meselesi, 4 bine yakın tutuklu ve hükümlünün umut hakkı meselesi bugün bu pakette yer almıyor. Bizim Adalet Komisyonu’nda bekleyen tüm bu başlıklarla ilgili kanun tekliflerimiz var. Bu pakete dahil edilmesini istedik ancak kabul görmedi” şeklinde konuştu. 
 
‘TOPLUM UMUT TOPLUMU HALİNE GETİRİLİYOR’
 
Pakette yer alan bazı düzenlemelere ilişkin konuşan Newroz Uysal Aslan, TCK 158 (IBAN mağdurları), çek mağdurları, depremzedelerin kredileri ve faili meçhul dosyaları gibi konuları hatırlattı. Newroz Uysal Aslan, “Adalet Bakanı da ilgili yetkililer de adli mağdurlarla ilgili beklentili ruh halini yaratarak toplumu yönetmeye yapılan çalışmaları ise bir yönetme biçimine döndürüyor. İnsanları bir umut toplumu haline getirip her seferinde bunu küçük küçük kırıntılarla kırıyorlar. TCK 158’i getirdiler ama toplumun beklediği düzeyde değil, hukukun gerektirdiği düzeyde değil. Sınırlı, geçici bir şekilde. Bu beklenti üzerinden toplumun asli talebi buymuş gibi bir yansıma olacak” dedi.
 
‘KADINLAR, ÇOCUKLAR VE LGBTİ'LERE YÖNELİK TEHLİKE DEVAM EDİYOR’
 
Paketin kadınlar, çocuklar ve LGBTİ'ler konusunda tartışma yaratan ve ikiye bölünen paketin ikinci yarısına ertelenen tartışmalı maddelerine de dikkat çeken Newroz Uysal Aslan,  şunları söyledi: “Bugün 12'nci Yargı Paketi’nin en önemli başlıklarından biri kadınlarla ilgili yoksulluk nafakası tartışması, çocuklarla ilgili Minguizzi davasından beri süregelen cezalandırma biçimi ve LGBTİ’lerle ilgili bir değerlendirme biçimi vardı. Çocukların kendilerini suça hazırlayan ekonomik kriz, yoksulluk, dijital çağdaki sorunlar görmezden gelinerek meseleyi sadece suç ve ceza üzerinden ele almak kabul edilemez. Biz DEM Parti Adalet Komisyonu üyeleri olarak getirilen hiçbir yasanın kadın hakları ve kadın özgürlüğü aleyhine, çocukları korumayan ya da onları yetişkin gibi yargılayacak hiçbir paketi kabul etmeyeceğiz. Dolayısıyla paket, çözüme katkı sunmayan, daha önce yapılmış Anayasa Mahkemesi iptal kararlarını yeniden getiren ve rutin bir yasa yapma tekniğini ısrarla sürdüren bir düzenlemedir. Bu paketi de DEM Parti olarak kabul etmiyoruz" diye belirtti. 
 
MA / Ömer Güngör